Ekonomi

TEPAV: Bütçedeki toparlanma geçici, maliye politikası yeniden tasarlanmalı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), üçer aylık periyotlarla yayımlanacak Kamu Maliyesi Değerlendirme Notu'nun ilkini yayımladı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), üçer aylık periyotlarla yayımlanacak Kamu Maliyesi Değerlendirme Notu'nun ilkini yayımladı.

Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:

TEPAV'ın Kamu Maliyesi Değerlendirme Notu'na göre, 2026'nın ilk çeyreğinde bütçe göstergelerinde görülen toparlanma büyük ölçüde geçici unsurlardan kaynaklandı. Notta, maliye politikasının enflasyonla mücadeleyi destekleyecek şekilde yeniden kurgulanması gerektiği vurgulandı.

Notta merkezi yönetim bütçesi ve Hazine borç dinamikleri analiz edilirken, mevcut iyileşmenin sürdürülebilirliği ve maliye politikasının yönüne ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

Manşet rakamlar güçlü, ancak kalıcı iyileşme yok

Değerlendirme notuna göre, 2026 yılının ilk üç ayında merkezi yönetim bütçe açığı 711 milyar TL'den 420 milyar TL'ye gerilerken, faiz dışı denge 208 milyar TL fazla verdi. Ancak TEPAV, bu iyileşmenin ağırlıklı olarak kurumlar vergisi tahsilatının öne çekilmesi ve sermaye giderlerindeki kısıtlamalardan kaynaklandığına dikkat çekti. Notta, güçlü görünen bütçe performansına rağmen bu gelişmelerin enflasyon ve risk göstergeleri üzerindeki olumlu etkisinin sınırlı kaldığı vurgulandı.

Hazine daha hazırlıklı, ancak riskler artıyor

TEPAV değerlendirmesinde, Hazine'nin 2026 yılının ilk çeyreğinde İran savaşının yarattığı kriz koşullarına 2025'e kıyasla daha hazırlıklı girdiği belirtildi. Şubat sonuna kadar yıllık dış tahvil ihraç hedefinin yaklaşık yarısının tamamlanması ve Mart ayına 1 trilyon TL'nin üzerinde kasa bakiyesiyle girilmesi önemli bir tampon olarak değerlendirildi. Bununla birlikte, faiz ödemelerindeki hızlı artış ve önümüzdeki dönemde yoğunlaşması beklenen borç servisi takviminin bütçe yönetimi üzerindeki baskıyı artırabileceğine dikkat çekildi.

Koşullu yükümlülükler görünürlüğünü koruyor

Notta, merkezi yönetim borç stokunun GSYH'ye oranının uluslararası karşılaştırmalarda görece düşük seviyelerde kaldığına işaret edilirken, borç portföyünün yalnızca yüzde 33'ünün TL ve sabit faizli olmasının kırılganlığı artırdığı belirtildi. Döviz kuru, altın, faiz ve enflasyon şoklarına karşı hassasiyetin sürdüğüne dikkat çekilen değerlendirmede; Türkiye Varlık Fonu borçları, kamu-özel iş birliği (KÖİ) projelerinden doğan yükümlülükler, SGK açıkları, KİT'ler ve Hazine destekli kredi programlarının konsolide biçimde raporlanmamasının mali risklerin gerçek boyutunun tam olarak görülmesini engellediği ifade edildi.

'Maliye politikası üretken alanlara yönelmeli'

TEPAV, maliye politikasının temel işlevinin harcamaları kısmaktan ziyade kaynakları enflasyon yaratmayan üretken alanlara yönlendirmek olması gerektiğini vurguladı. Bu çerçevede, verimsiz tüketim harcamalarının sınırlandırılması, dolaylı vergilerden doğrudan vergilere geçişi içeren kapsamlı bir vergi reformunun hayata geçirilmesi, kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi ve bütçe dışı koşullu yükümlülüklerin şeffaf biçimde raporlanması gerektiği ifade edildi. Notta ayrıca, para politikasındaki enflasyon hedefiyle uyumlu çalışacak mali kural bazlı bir izleme ve değerlendirme çerçevesinin oluşturulmasının gerekliliğine dikkat çekildi.