Kurum, Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremlerinin 11 ili ve 14 milyon kişiyi etkilediğini belirtti.

Depremin ardından devlet ve milletin el ele vererek büyük bir inşa süreci başlattığını anlatan Kurum, enkaz kaldırma çalışmalarının yanı sıra yeni şehirlerin inşası için de hızlı şekilde harekete geçildiğini ifade etti.

Kurum, depremden 15 gün sonra temellerin atıldığını, 45. günde ilk konutların teslim edilmeye başlandığını belirterek, şöyle konuştu:

'Bir taraftan enkaz kaldırılıyordu ama bir taraftan da mimarlarımız, mühendislerimiz, plancılarımız en sağlam zeminde, fay hatlarından uzak yeni konutların inşası için seferberlik yürütüyorlardı. O zaman deprem esnasında 'Yapılamaz' diyenler açıkçası moralini bozdu, milletimize umut olduk. Başımızı öne eğdik, dedikodulara aldırmadık ve o söylenenlere kulak asmadık, büyük bir motivasyonla saatte 23, günde 550 konut üreterek dünyada eşi benzeri olmayan bir başarıya hep birlikte imza attık.'

Bu başarının tek başına elde edilmediğini vurgulayan Kurum, deprem bölgesindeki 11 ilin tamamında vatandaşlarla birlikte çalıştıklarını dile getirdi.

Kurum, bugün Kahramanmaraş'ta hüzün yerine çocuk seslerinin yükseldiğini belirterek, 'Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde, 11 ilde gece gündüz karınca gibi çalışarak alın terimizle, emeğimizle bu işi yaptık. Şimdi de gururla bu şehre geliyoruz.' dedi.

Deprem bölgesindeki son depremzedenin yüzü gülene kadar çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Kurum, milletin zor zamanlarda yaptığı yardımların hesabını büyük bir sorumluluk bilinciyle taşıdıklarını söyledi.

Kurum, 'Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde 25 yıldır olduğu gibi eser üretmeye, hizmet üretmeye, milletin zor zamanda yanında olmaya devam edeceğiz.' diye konuştu.

Deprem bölgesinde yalnızca konut ve iş yerlerinin değil altyapı ve sosyal donatıların da inşa edildiğini anlatan Kurum, parklar, altyapı yatırımları, arıtma tesisleri ve düzenli depolama sahalarının hayata geçirildiğini belirtti.

Bakan Kurum, 'Türkiye'nin çevre uzunluğu kadar altyapı çalışması gerçekleştirildi. Bugün açılışını yapacağımız arıtma tesislerimiz, düzenli depolama sahalarımız var. Her sokakta, her mahallede yaşanabilir bir şehir oluşturmak için ne gerekiyorsa düşünüldü. Belediyelerimiz ve ilgili bakanlıklarımızın koordinasyonunda okullar yapıldı. Bugün deprem öncesine göre daha fazla derslik bulunuyor. Milli Eğitim Bakanlığımız okulları, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız yolları inşa etti. AFAD, vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacını karşılamak için gerekli adımları attı. Sağlık Bakanlığımız, sağlık altyapısını güçlendirdi. Tüm bakanlıklarımız, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın koordinasyonunda çalışarak şehri bir bütün olarak ele aldı ve bu anlayışla yatırımları hayata geçirdi.' ifadelerini kullandı.

6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmalara ilişkin dezenformasyonla da mücadele ettiklerini anlatan Kurum, deprem bölgesinde geçen yıl sonu itibarıyla 455 bin bağımsız bölümün tamamlandığını bildirdi.

Yerinde dönüşüm kapsamında 120 bin konut olmak üzere toplam 570 bin konutun inşa edildiğini belirten Kurum, şöyle konuştu:

'Bu rakam, bugün birçok Avrupa ülkesinin nüfusundan daha büyük bir büyüklüğü ifade ediyor. Dünyada 11 ili kapsayan, 3 bin 500 şantiyede böylesine kısa sürede şehir kimliği korunarak planlanan ve tamamlanan başka bir örnek göstermek mümkün değildir. 'Devlet yoktu.' diyenlere sormak gerekir: Saatte 23 konutu kim yaptı? Yaklaşık 200 bin mimar, mühendis ve işçinin gece gündüz çalışmasıyla inşa edilen bu 570 bin konutu kim yaptı? Elbette devletimiz yaptı.'

Deprem sürecinde görev yapan polis, jandarma, AFAD, Kızılay ve diğer kamu görevlilerinin çalışmalarına da değinen Kurum, birçok görevlinin kendi yakınlarını kaybetmesine rağmen vatandaşların yardımına koştuğunu söyledi.

Devletin yüz binlerce konutu inşa ederek vatandaşlara teslim ettiğini, insanların bugün burada huzur ve güven içinde yaşadıklarını dile getiren Kurum, 'Elbette hukuki süreç de işlemektedir. Milletimizin emanetleriyle ilgili her konu yargı tarafından değerlendirilecek, varsa bir yanlış veya ihmal, devletimiz bunun gereğini yapacaktır. Hiç kimsenin bundan şüphesi olmasın. Bu süreç, devletimizin kapasitesini ve organizasyon gücünü tüm Türkiye'ye ve dünyaya bir kez daha göstermiştir. Milletimizin vergileri ve yardımlarıyla oluşturulan kaynakların hesabı da şeffaf şekilde sorulacaktır. Herhangi bir usulsüzlük tespit edilmesi halinde devletimiz gerekli adımları atacaktır.' diye konuştu.

Kurum, Türkiye'nin kasım ayında Antalya'da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliği yapacağını hatırlattı.

Zirve kapsamında 196 ülkenin temsilcilerini ve 100'ün üzerinde lideri ağırlayacaklarını belirten Kurum, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek arttığına dikkati çekti.

Yangın, sel ve heyelan gibi afetlerin küresel ölçekte daha sık yaşandığını dile getiren Kurum, iklim krizine karşı bütün ülkelerin sorumluluk alması gerektiğini söyledi.

Kurum, iklim adaletinin önemine işaret ederek, dünyayı en az kirleten ülkelerin iklim krizinin ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kaldıklarını belirtti.

Antalya'da düzenlenecek COP31'de istikrarın ve kimsenin geride bırakılmadığı bir anlayışın öne çıkarılacağını ifade eden Kurum, zirvede dünyaya önemli mesajlar vereceklerini sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Merkezi