İsrail’deki Kanal 13 televizyonunun haberine göre, ülkedeki siyasi ve güvenlik mekanizmaları, Gazze'deki Filistinlilerin tehcir edilmesi planından söz ederken "gönüllü göç" ifadesini kullanmayı bırakma kararı aldı.

Bu adımın, planın başarısızlığını örtbas etmek ve uluslararası alanda daha geniş bir kabul sağlamak amacıyla atıldığı belirtildi.

Haberde, kararın, önceki isimlendirmenin doğrudan bir "transfer" (zorunlu göç ettirme) propagandası olarak görülmesi ve uluslararası alanda sert eleştirilere yol açmasının ardından geldiği ifade edildi.

Bu eleştiriler nedeniyle birçok ülkenin İsrail ile işbirliği yapmaktan veya Gazze'den Filistinlileri kabul etmekten kaçındığı aktarıldı.

İsmi açıklanmayan yetkililere dayandırılan bilgilere göre, güvenlik ve istihbarat kurumları da dahil olmak üzere ilgili tüm birimlere, girişimi uluslararası arenada daha kabul edilebilir bir formatta yeniden sunmaları için talimatlar iletildi.

Görüşmelere katılan kaynaklar, terminoloji değişikliğinin ilgili ülkelerin tutumlarını yumuşatabileceğini ve sekteye uğrayan tehcir planını yeniden canlandırabileceğini umuyor.

Kanal 13'e konuşan üst düzey bir İsrailli yetkili, Hamas'ın Gazze Şeridi'ndeki varlığının hala sürdüğünü belirterek, İsrail'in Gazze'deki mümkün olan en fazla sayıda Filistinliyi bölgeden ayrılmaya teşvik etmeye çalıştığını söyledi.

Yetkili, bu durumun Gazze'de gelecekte yapılacak düzenlemeleri kolaylaştırabileceğini öne sürdü.

İfade değişikliği, İsrail'in Gazze'den Filistinlileri kabul edecek ülkeler bulmaya yönelik aylardır süren ancak netice vermeyen girişimlerinin ardından geldi.

İsrail'in Haaretz gazetesi, Nisan ayında, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun uluslararası ilişkiler danışmanı Caroline Glick'i Filistinlilerin tehcir edilmesi planlarını yürütmekle görevlendirdiğini yazmıştı.

Glick'in bu doğrultuda Somali'den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden "Somaliland" bölgesi ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile temaslar kurduğu ancak bu görüşmelerin sonuçsuz kaldığı belirtilmişti.

Ayrıca İsrail Kanal 12 televizyonu, Aralık 2025'te güvenlik kurumlarının hükümete Filistinlileri Gazze'den kara, deniz ve hava yoluyla tehcir etmeyi öngören bir plan sunduğunu ve İsrail'in birçok ülkeyle temas kurduğunu ancak hiçbir ülkeyle anlaşmaya varamadığını duyurmuştu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrail Katz da 27 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, Filistin, Arap dünyası ve uluslararası toplumun reddetmesine rağmen hükümetin Gazze'deki Filistinliler için sözde "gönüllü göç" planını uygulamaya bağlı olduğunu yinelemiş ve bunun "doğru zamanda ve doğru yöntemle gerçekleşeceğini" iddia etmişti.

İsrail yönetimi, tehcir planlarını uzun süredir "gönüllü göç" iddiaları altında gündemde tutarken, yürüttüğü yoğun saldırılar, yaşam alanlarının yıkımı ve ablukanın sıkılaştırılmasıyla Gazze Şeridi'ni kasıtlı olarak yaşanamaz bir yer haline getirdi.

Filistin Yönetimi, Hamas ve bölge ülkeleri, bu hamlelere karşı defalarca uyarıda bulunarak tehcir planlarını kesin bir dille reddettiklerini açıklamıştı.

İsrail'in, ABD'nin desteğiyle, Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü saldırılarda, Gazze Şeridi genelinde çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 172 binden fazla kişi ise yaralandı.