ING'nin raporuna göre, Haziran ayındaki petrol fiyatı düşüşü bazı ECB yetkililerinin Haziran'daki faiz artırımının gerçekten gerekli olup olmadığını sorgulamasına yol açmış olabilir.

Kurum, ECB'nin diğer büyük merkez bankalarından önce yeni bir sıkılaştırma döngüsüne girmesinin tarihsel olarak nadir görülen bir durum olduğunu, bu 'küresel liderlik' hamlesinin bir hata olarak değerlendirilmesinin acı bir ironi olacağını belirtiyor. Ancak Orta Doğu'daki yeniden tırmanan gerginlikler ortasında petrol fiyatlarının son dönemde toparlanması, enflasyon görünümünün hâlâ netleşmekten uzak olduğunu hatırlatıyor.

Sintra'daki ECB konferansında Başkan Christine Lagarde'ın, Haziran'daki faiz artışının bir 'sigorta' hamlesi olmadığını, aksine kalıcı olarak yüksek seyreden genel ve çekirdek enflasyon görünümünü yansıttığını yinelediği aktarılıyor. ING'nin raporuna göre ECB'nin tahminleri, hem 2027 hem de 2028'de genel enflasyonun yüzde 2'nin üzerinde kalacağını, çekirdek enflasyonun ise 2027'nin başında yüzde 2,7 seviyesinde olacağını gösteriyor.

Rapora göre Haziran ayında görülen enerji fiyatlarındaki düşüş, gelecekteki tahminlerin 2027'de genel enflasyonun yüzde 2'nin altına inebileceğini göstermesi ihtimalini artırdı. Ancak Lagarde'ın ve diğer politika yapıcıların son açıklamaları ışığında, böyle bir senaryonun ECB'nin bu yaz ikinci bir faiz artışı yapmasını engellemesinin pek olası görünmediği belirtiliyor.

ING, çekirdek enflasyon tahminlerinde ciddi bir aşağı yönlü revizyon olmadığı sürece ikinci bir faiz artışının önünde fazla engel görünmediğini, ancak bu ikinci artışın euro bölgesi ekonomisi için gerçekten gerekli olup olmadığının ayrı bir tartışma konusu olduğunu vurguluyor.

Kaynak: Haber Merkezi