Euro Bölgesi güven göstergesi Haziran'da enflasyon baskısının azaldığını ortaya koydu.
Euro Bölgesi'nde ekonomik güven Haziran ayında toparlanma kaydetti; ancak gösterge, Orta Doğu'daki savaşın başlamasından önceki seviyelerin hâlâ oldukça altında seyrediyor. İstihdam beklentilerinin zayıfladığı tabloda, enflasyon baskılarının yatışmasıyla birlikte Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz artışlarını sürdürmesi gerekip gerekmediği sorusu giderek daha kritik bir hal alıyor.
ING Think analistlerine göre Avrupa'nın gündemindeki endişeler, yakıt kıtlığından kavurucu sıcaklara hızla kaydı. Her ne kadar bu durum da ekonomi açısından olumlu sayılmasa da bir enerji şokundan çok daha tercih edilebilir bir tablo sunuyor. İş dünyası ve tüketiciler arasındaki güven ise temkinli bir artış eğiliminde.
Ekonomik Güven Göstergesi, 93,7'den 95'e yükselerek art arda ikinci kez ölçülü bir artış kaydetti. Anketin büyük bölümünün ABD-İran nükleer anlaşmasının imzalanmasından önce tamamlandığını belirten analistler, anlaşmanın kalıcı olması halinde bu iyileşmenin devam etmesinin beklenebileceğini vurguluyor.
Haziran ayı üretim verileri hem sanayi hem de hizmet sektörü için hayal kırıklığı yarattı. Avro Bölgesi, zayıf bir çeyreği durgunlukla kapatıyor; ancak önümüzdeki aylara ilişkin beklentiler yükseliş eğiliminde. Öte yandan istihdam görünümündeki bozulma, hizmet sektörü üzerinde baskı oluşturmaya devam edebilir.
Enflasyon kaygılarının yeniden alevlendiği bu dönemde belki de en kritik bulgu şu: Haziran'da hem sanayi hem de hizmet sektörünün satış fiyatı beklentileri hızla geriledi. ING Think analistleri bu verinin, petrol fiyatlarındaki son düşüşten önce bile çekirdek enflasyon üzerindeki baskıların azalmaya başladığına işaret ettiğinin altını çiziyor.
ECB cephesinde ise tablo belirsizliğini koruyor. Yüzey değerleriyle bakıldığında faiz artırımının zamanının geçmiş göründüğünü ifade eden analistler, petrol fiyatlarının hızla gerilediğini, ekonominin yavaş seyrettiğini ve şirketlerin yüksek maliyetleri tüketicilere yansıtmayı sürdüreceğini ancak bunu yapma hızlarının yavaşlıyor göründüğünü belirtiyor.
Bununla birlikte analistler, anlaşmanın bozulması ve sorunların yeniden baş göstermesi durumunda enflasyon baskılarının hızla geri dönebileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle ING Think, ECB'nin bir sonraki adımında acele etmemesinin mantıklı bir tercih olduğu görüşünü savunuyor. Temmuz ayının ECB için de Avrupa'nın geri kalanı gibi bir 'duraksam?' zamanı olabileceği değerlendiriliyor.