Ekonomi

Akaryakıt zamlarının enflasyona etkisi var peki indirimlerin?

Sayın Alaattin AKTAŞ'ın, ekonomim.com sitesinde bugün yayımlanan 'Akaryakıt zamlarının enflasyona etkisi var peki indirimlerin?' başlıklı köşe yazısı.

ABD Başkanı Trump yalnızca dünya barışını tehdit eden bir siyasetçi değil, aynı zamanda dünya ekonomisi için de tehdit oluşturan ve bir günün bir güne uymamasına yol açan bir karakter.

Savaşın başladığı günden bu yana yapılan açıklamalar ortada. Trump, bir gün 'İran'ı perişan edeceğiz' diyen, ertesi gün 'Bize müthiş bir hediye(!) verdiler' diye açıklama yapan; bir gün daha sonra İran'ın yalanmasına rağmen 'İran'la anlaştık' diyerek petrolün yüzde 10 değer yitirmesi sonucunu doğuran açıklamayla tüm dünya piyasalarını sarsan bir isim: Ama bu açıklamadan 10-15 dakika kadar önce birilerinin 500 milyon dolardan fazla petrol satması da tabii ki tesadüf!

Kanlı bir oyun oynanıyor ve adeta tüm dünya çaresizce bu oyunu izliyor. Tabii ki biz de: Petrol fiyatlarındaki artış yurt içinde inanılmaz fiyat dalgalanmaları yaratıyor. Akaryakıt fiyatlarını izlemek neredeyse maharet istiyor. Hele hele motorinde kullanılabilecek ÖTV kalmayınca tüm zamların olduğu gibi pompaya yansıması, indirimde de henüz eşel mobilden dolayı ÖTV'ye ekleme yapılabilecek düzeye gelinmemesi fiyat hareketlerinin çok büyük boyutlu olmasına yol açıyor.

Bir gün 5-6 lira zam, ertesi gün aynı miktarda ya da yakın düzeyde indirim: Vatandaşın adeta başı döndü!

Ortalama zam çok değişmedi

Daha önce de birkaç kez vurguladım. Benzin ve motorinin TÜFE'ye olan doğrudan etkisi hiç önemli sayılmaz. TÜFE'de motorinin yüzde 1,39, benzinin yüzde 1,24 ağırlığı var; yani bu iki kalemin toplam ağırlığı yüzde 2,63.

Bu iki ürüne toplam yüzde 20 zam gelse, TÜFE'ye doğrudan etki ancak 0,5 puan düzeyine çıkar.

Olmaz ya, hani bu iki kaleme yüzde 100 zam gelse, TÜFE'ye doğrudan etki ancak yaklaşık 2,6 puan olur. Yüzde 100 gibi bir zamdan da söz edilemeyeceğine göre:

Akaryakıttaki fiyat artışı TÜFE'yi asıl dolaylı olarak etkiler ve nitekim bu ay fena halde etkiliyor.

Bu köşede 23 Mart Pazartesi günü yer alan yazımda o günkü fiyatların ay sonuna kadar değişmeyeceği varsayımıyla yukarıda aktardığım ağırlıklar üzerinden bir tahmin yapmış ve akaryakıttaki ortalama zammın mart ayında yüzde 10,8 olabileceğini belirtmiştim.

Daha sonra yapılan indirimlerle bu oran bir miktar geriledi ve yüzde 10,5 dolayına geldi. TÜFE'de akaryakıt fiyatları gün ağırlıklı dikkate alındığı için son indirimlerin ardından (yarın için beklenen indirimi de hesaba katıyorum) aylık ortalama fiyat artışı benzinde yüzde 8'e, motorinde yüzde 15'e gerileyecek.

Ayın son günlerinde yapılan zam ve indirimlerin, aylık ortalama fiyat üzerinde çok fazla etkisinin bulunmadığını bir kez daha belirteyim.

Zam etkili, peki indirim?

Akaryakıt zamları hemen hemen tüm mal ve hizmet fiyatlarını etkiliyor da ilk etapta fiyatı fırlayanlar taze meyve sebze oluyor.

Taze meyve sebzede öylesine fiyatlar oluşmuş durumda ki, en temel gıda maddesi olan et sanki ucuz kalıyor. Tabii ki ucuz olan et değil, meyve sebze fiyatları çok pahalı, denge bu nedenle bozuluyor.

Geçenlerde bir markette hallerinden tanışmadıkları belli olan ama dertleşen iki kadın konuşuyordu. Biri 'Patlıcan 250 lira olur mu' diye dert yanarken diğeri de sivri biberin 300 liraya yaklaştığından, bir marulun 100 lirayı aştığından dem vuruyordu.

Eğer bu sebzelerin fiyatı normalse, 1.000 lira dolayında satılan en iyi kıyma çok ucuz kalmıyor mu?

Şimdi patlıcanı, biberi örnek gösterince iki savunma mekanizması hemen devreye girecektir.

Hem 'Ama mazot ne kadar arttı, haberin var mı', hem de 'Bu mevsimde bu ürünleri yemek isteyen bedeline katlanmak zorunda' denilecektir.

Sanki mevsim meyve sebzelerinin fiyatı çok normal gidiyor da!

Yeri gelmişken belirtelim; TÜFE'de sebzelerin yüzde 3,44, meyvelerin yüzde 2,29 ağırlığı bulunuyor.

Buyurun, indirin!

Motorin zammı fiyatların mutlaka ve anında artırılmasını gerektiriyor diyelim, bunu kabul edelim. Motorine örneğin yüzde 10 zam gelmişse bunu mal ve hizmetlere abartarak yansıtma adetini bir yere not edip şu sorunun yanıtını arayalım:

'Motorin fiyatındaki artışı ürettikleri mal ve hizmetin fiyatına yansıtmakta elini böylesine çabuk tutanlar, motorinde indirim olduğunda kııllarını kıpırdatıyor mu?'

Efendim! 'İndirim kalıcı olursa' öyle mi dediniz.

Anlaşıldı; kem küm yani!

Ya gübre sorunu?

Anlık durum böyle; sebze meyvede fiyatlar fırlayıp gitti. Gerekçe belli; akaryakıt fiyatları, ne yapalım herkes zam yapıyor vs. vs:

Ufukta çok daha büyük bir tehlike var. Hatta ufukta bile sayılmaz, kapıya dayandı. Gübre sorunu.

Bu konuyu sormam gereken kişi belli. Gazetemizin tarım yazarı sevgili dostum Ali Ekber Yıldırım'ı aradım. Ali Ekber ağırlıkla Körfez ülkelerinden temin edilen ürede büyük sıkıntı olduğunu ve fiyatların şimdiden yüzde 60'tan fazla arttığını söyledi. Rusya'nın ihracata yasak getirmesi de sıkıntıyı büyüten önemli bir etken, alternatif bir kapı olarak bu ülke de en azından şimdilik devre dışı.

İstenildiği kadar temin edilebilse bile gübredeki bu fiyat artışı gelecekte sebze ve meyvedeki fiyatları nerelere tırmandıracak dersiniz; tahmin yürütmek için kâhin olmaya gerek yok.

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr'nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.