TÜİK tarafından mart ayı için açıklanan yüzde 1,94'lük TÜFE artışının toplumun çok büyük bir kesimi, hatta neredeyse tümü tarafından inandırıcı bulunmadığı ortada. Hani bir anket yapılsa ve 'Bu orana inanıyor musunuz' diye sorulsa evet ile hayır arasında şimdiye kadar yapılmış tüm anketleri çok çok geride bırakacak en açık ara fark ortaya çıkardı.

Piyasa fiyat artışıyla kavrulurken ve özellikle dar ve sabit gelirli çok sıkıntılı günler yaşarken mart ayındaki artışın nasıl olup da yüzde 1,94 düzeyinde hesaplandığı sorulsa verilecek yanıt üç aşağı beş yukarı belli:

■ TÜFE ile belli gelir gruplarının harcamalarındaki değişim değil, tüm Türkiye'nin harcamasındaki değişim hesaplanıyor.

■ TÜFE yalnızca belli kalemlerdeki harcamalarda yaşanan fiyat değişimini değil, tüm harcamalardaki değişimi ölçüyor.

Ama ya belli kalemlerdeki harcamalar denilirken o kalemlerin seçiminde Türk halkının tüketim kalıbıyla ters düşen tercihler yapılmışsa:

Ağırlıkların önemi:

TÜİK her yıl olduğu gibi 2026 yılında da TÜFE kapsamındaki maddeleri yeniledi ama daha önemlisi ağırlıkları belirleme yönteminde temel bir değişikliğe gitti.

Değişikliğin özü şu:

Madde ağırlıkları daha önceki yıllarda temel olarak hanehalkı bütçe anketi sonuçlarına dayalı olarak belirleniyordu.

Bu yıldan itibaren ise ulusal hesaplardaki nihai tüketim harcamaları esas alınmaya başlandı. Bu değişikliğin nedeni Avrupa ile uyum. Çünkü Eurostat bu yönde bir değişiklik yaptı ve ağırlık belirlemede ulusal hesapların kullanılacağına karar verdi.

Ağırlık belirlemede hanehalkı bütçe anketi yerine ulusal hesap verilerinin kullanılması arasında çok ama çok önemli bir fark var:

■ Hanehalkı bütçe anketi kaynaklı ağırlıklar yalnızca yurt içinde yaşayan vatandaşların harcamaları esas alınarak belirleniyordu.

■ Ulusal hesaplara dayalı ağırlıklar belirlenirken ise yurt dışında ikamet etmekle birlikte Türkiye'yi ziyaret eden yerli ve yabancıların harcamaları da dikkate alınmaya başlandı.

Bu konuyu 'Yeni TÜFE kimin enflasyonu ölçecek' başlığıyla bu köşede 9 Şubat'ta detaylı olarak yazmıştım.

Fark nelere yol açtı?

Geçen yıl Türkiye'yi 53 milyon yabancı ziyaret etti. Yurt dışında yaşamakla birlikte Türkiye'yi ziyaret eden Türk vatandaşı sayısı da 11 milyon oldu. Yani Türkiye'de ikamet eden vatandaşa göre harcama kalıbı çok farklı olan yurt dışında yerleşik 64 milyon kişi de yaptıkları harcamalar itibarıyla TÜFE hesabında dikkate alınmaya başlandı. Bu 64 milyon kişi tabii ki yılın tümünde Türkiye'de kalmıyor, bu kişiler özellikle yaz aylarında yoğunlaşmak üzere yılın belli aylarında burada.

Ama bu temel değişiklik TÜFE'yi ağırlıklar yönüyle belirgin bir şekilde etkiledi.

Türk halkının harcamasında giderek daha fazla pay ayırmak durumunda kaldığı bazı kalemlerin payı tam tersine düştü. Niye düştü biliyor musunuz? Çünkü yabancılar o kalemler için hiç harcama yapmıyor ki!

Örneğin yabancı uyruklu bir turist Türkiye'de kira öder mi, elektrik, su, doğalgaz parası verir mi? Tabii ki vermez. Sonuç; bu kalemlerin ağırlığı geriledi.

Konut harcamaları başta:

Konutla ilgili harcamaların ağırlığında geçen yıla göre 3,8 puanlık düşüş var. Kaldı ki bu grubun ağırlığı, özellikle kiradan kaynaklanmak üzere düşmek şöyle dursun, artmalıydı.

Kiranın payı niye mi artmalıydı, izah edeyim:

Eski uygulamaya göre herhangi bir mal ya da hizmetin fiyatındaki artış genel fiyat artışının üstündeyse bu kalemin ağırlığı bir yıl sonra artar. Hesaplamada başka etkenler vardır ama ağırlık belirleme mantığında bu önemlidir.

Geçen yıl kiranın TÜFE'deki ağırlığı yüzde 6,80'di. Yine geçen yıl toplam TÜFE artışı yaklaşık yüzde 31, kiradaki artış ise yüzde 62 oldu.

Eski uygulama devam etseydi kabaca şöyle bir hesaplama yapılacaktı.

2025 yılının başında 100 olan toplam TÜFE yıl sonunda 131'e çıktı.

2025 yılının başında 6,80 olan kira ise yüzde 62 artarak 11,02'ye yükseldi.

2025 sonu; TÜFE 131, kira 11,02, buna göre 11,02'nin 131'deki ağırlığı yaklaşık yüzde 8,4.

Peki kiranın bu yılki TÜFE'de yüzde 8,4 olması gereken ağırlığı kaç; yüzde 6,76.

Kira tipik bir örnek yalnızca, elbette başka örnekler de var.

Biraz önce vurguladığım gibi yabancılar konutla ilgili harcama yapmayacakları için konut başlığındaki tüm harcamaların ağırlığı azaldı.

Yabancılar otomobil de almıyor!

Otomobillerin ağırlığında da 2,36 puan gibi önemli bir düşüş oldu.

Zaten dizel otomobil kapsamdan tümüyle çıkarıldı. Oysa bu yılın ilk üç ayında 13 binin üstünde dizel otomobil satışı gerçekleşti. Demek ki TÜİK'e göre aylık ortalama 4 binin üstünde seyreden dizel otomobil satışı TÜFE'de kapsanmaya değmeyecek bir hacmi yansıtıyor.

Otomobillerin ağırlığının böylesine düşmesinin altında yatan en temel etken de tabii ki yöntem değişikliği ve yerli ya da yabancı olsun Türkiye'ye ziyaret amacıyla gelenlerin otomobil almayacak olması.

Sebze, sigara, cep telefonu

Pek anlaşılamayan bir ağırlık değişimi de sebzede. Bu kalemin geçen yılki TÜFE'de yüzde 2,99 olan ağırlığı bu yıl yüzde 1,33'e indirildi, yarıdan fazla bir düşüş var. Yani sebzeye geçen yılın iki katı zam gelse bile TÜFE'ye yansıma yine de geçen yılki kadar olmayacak demektir.

Ağırlığı aşağı çekilen kalemlerden biri de sigara. Sanırsınız ki Türk halkı yavaş yavaş sigaradan uzaklaşıyor.

Bir de cep telefonu fiyatlarıyla cep telefonu görüşme ücreti ve internet ücreti var. Bu kalemlerde de ağırlıklar aşağı çekildi.

Ya artanlar?

TÜFE'deki ağırlığı artan en önemli harcama kalemi yöntem değişikliğinin tipik bir yansıması olarak otel, motel ve benzeri yerlerdeki konaklama hizmeti.

Bu kalemin geçen yıl yüzde 0,50 olan ağırlığı bu yıl yüzde 2,59'a fırladı.

Yeni yöntem açısından değerlendirildiğinde bu artış gayet normal.

Özellikle yabancı turistler gelecek ve burada otellerde, tatil köylerinde konaklayacak.

Ağırlığı artan bu kalemde fiyat artışı düşük kalırsa TÜFE daha az artış göstermiş olacak.

Bunun tersi ağırlığı aşağı çekilen elektrik ve doğalgazda görülecek. Elektrik ve doğalgaza bu ay yapılan çok yüklü artışlar, bu kalemlerin payı aşağı çekildiği için TÜFE'ye sınırlı yansıyacak. Cepten yüklü para çıkacak, bu ödemeler için vatandaş bütçesinden önemli bir para ayıracak ama TÜFE'ye etki sınırlı olacak.

Aa Haber 07042026

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr'nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: ekonomim.com

Kaynak: Haber Merkezi