TCMB'nin "Merkezin Güncesi" adlı blog medya hesabında "Enflasyon Hanehalkı Beklentilerinin Ölçümünde Yeni Yaklaşım: Hanehalkı Beklenti Anketi" başlıklı bir çalışma yayımlandı
TCMB, Para politikasındaki sıkı duruşun ve dezenflasyon sürecinin devamı ile birlikte hanehalkının enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin sürmesini ve beklentiler ile enflasyon arasındaki farkın kademeli olarak azalmasını bekliyor.
TCMB'nin "Merkezin Güncesi" adlı blog medya hesabında "Enflasyon Hanehalkı Beklentilerinin Ölçümünde Yeni Yaklaşım: Hanehalkı Beklenti Anketi" başlıklı bir çalışma yayınlamdı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) para politikasını şekillendirirken dikkate aldığı önemli göstergelerden biri farklı sektörlerin beklentileri. Bu açıdan, ekonomik birimlerin beklentileri doğrultusunda şekillenen tüketim ve tasarruf davranışlarının anlaşılması amacıyla yürütülen anket çalışmaları önemli bir bilgi kaynağı niteliği taşıyor. Bu yazıda, 2026 Ocak ayı verisi ile birlikte TCMB tarafından yayımlanmaya başlanan ve hanehalkı beklentilerini daha kapsamlı ve sağlıklı bir şekilde ölçmek amacıyla tasarlanan Hanehalkı Beklenti Anketi'ne (HBA) ilişkin bilgi veriyoruz.
Enflasyon Odaklı Bir Yaklaşım
Türkiye'de hanehalkı beklentilerine ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yürütülen Tüketici Eğilim Anketi (TEA) aracılığıyla derleniyor. Ancak, Avrupa Komisyonu eşgüdümünde çok sayıda ülkede uygulanan TEA, standart bir çerçeveye sahip olduğundan soru setinin ülkeye özgü ayrıntılı sorular içerecek şekilde revizyonuna sınırlı ölçüde imkân tanıyor. Bu nedenle TCMB, hanehalkının enflasyona ve enflasyonla yakından ilişkili ekonomik ve finansal göstergelere dair beklentilerini ve bu beklentilerle uyumlu davranış eğilimlerini daha kapsamlı biçimde analiz etmeye imkân sağlayacak HBA'yı daha özel bir çerçevede tasarladı ve TÜİK iş birliğiyle uygulamaya başladı.
Anketler Arası Farklar
HBA'nın TEA'dan ayrışan en belirgin yönü yazım dili ve enflasyon beklentilerine ilişkin soru kapsamının artması. TEA'daki hanehalkının enflasyon beklentilerini ölçmeye yönelik soru ifadeleri, katılımcılar tarafından farklı yorumlanabiliyor. Literatürde de hanehalkının enflasyon algı ve beklentilerinin soru diline duyarlı olduğu vurgulanıyor. Bu nedenle HBA'da, beklentilerin daha sağlıklı ölçülebilmesi amacıyla soru dili "enflasyon oranı" olarak sadeleştirilerek katılımcılara daha anlaşılır ve net bir çerçeve sunuluyor. Enflasyon beklentilerine ek olarak, HBA'da hanehalkının konut fiyatları, dolar kuru ve yatırım tercihlerine ilişkin değerlendirme ve beklentileri de soruluyor.
HBA'nın yenilikçi yönlerinden biri de katılımcılara beklentilerinin mevcut verilere ilişkin ön bilgilendirme yapılarak sorulması. Bu uygulamaya bilgi tedavisi adı veriliyor. Örneğin enflasyona ilişkin soru setinde, katılımcı ile öncelikle son ay gerçekleşen yıllık enflasyon oranı bilgisi paylaşılıyor, ardından katılımcıdan bu oranla karşılaştırma yaparak geleceğe yönelik bir değerlendirme yapması, daha sonra ise doğrudan enflasyon oranına ilişkin açık uçlu sayısal tahminde bulunması isteniyor (Tablo 1). Bu sayede, soru katılımcı tarafından daha anlaşılır hale getirilerek beklentilerin içsel tutarlılığı ve ölçümün kalitesi artırılıyor.
HBA'nın yöntemsel avantajlarından biri ise TEA'dan farklı olarak üç aylık rotasyonlu panel yapıda tasarlanması. Bu yapıda, her ay katılımcıların üçte biri anketten çıkarılırken yerlerine yeni katılımcılar dâhil ediliyor. Böylece, her ay hem yeni görüşlere ulaşma hem de katılımcıları birkaç dönem boyunca takip ederek zaman içindeki beklenti değişimlerini analiz etme imkânı kazanılıyor.
İlk Bulgular
2026 Ocak verisi itibarıyla TCMB'nin Sektörel Enflasyon Beklentileri bülteninde hanehalkı beklentilerinin hesaplanmasında kullanılan TEA'nın yerini HBA alıyor. HBA'nın fiyat seviyesi yerine doğrudan tüketici enflasyonuna odaklanan soru yapısı ve önceki aya ait yıllık enflasyon bilgisinin katılımcılarla paylaşılması, beklentilerin daha net bir referans çerçevesinde oluşmasına katkı sağlıyor. Yeni veri kaynağının kullanılmasıyla birlikte, hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentileri ocak ve şubat aylarında TEA'ya kıyasla sırasıyla 3,3 ve 2,3 puan daha düşük olarak ölçülüyor.
Şubat ayında katılımcılar önümüzdeki 12 ayda tüketici fiyatları enflasyonunun yüzde 48,8; konut fiyatları artışının yüzde 35,4 seviyesinde gerçekleşmesini beklerken ABD doları kurunda yüzde 19,0 ile görece sınırlı bir artış bekliyor. Döviz kuru beklentilerinin, enflasyon beklentilerinin altında kalması hanehalkının belirtilen dönemde Türk lirasında reel değerlenme öngördüğünü ima ediyor. Öte yandan, konut fiyatlarındaki artış beklentisinin enflasyon beklentilerinin altında kalması konut fiyatlarının reel olarak gerileyeceğinin beklendiğine işaret ediyor.
TCMB, bu yeni anket ile birlikte katılımcıların beklentilerini cinsiyet, yaş, gelir ve eğitim durumlarına göre demografik kırılımda da yayımlıyor. Şubat ayında gelecek 12 aya ilişkin enflasyon beklentileri demografik kırılımlarda incelendiğinde, gruplar arasında sınırlı farklılıklar bulunduğu ve beklentilerin dar bir aralıkta kümelendiği görülüyor.
Anket kapsamına alınan diğer bir yeni soru ile katılımcılara, enflasyon ve kur beklentileri ışığında, şu anda yatırım yapabilecekleri nakit varlıkları olsa öncelikli olarak hangi yatırım aracını tercih edecekleri soruluyor. Sonuçlar hanehalkının geleneksel yatırım araçlarına yönelme eğiliminin yüksek olduğuna işaret ediyor. Şubat ayında, katılımcıların yüzde 55,5'i altını öncelikli yatırım aracı olarak sıralarken, yüzde 30,0'ı gayrimenkulü öne çıkarıyor. Döviz tercihinin ve diğer finansal araçlara yönelimin ise oldukça sınırlı kaldığı görülüyor.
Sonuç
Özetle HBA hanehalkının beklentilerini Türkiye'ye özgü bir yaklaşımla, enflasyonu merkeze alan bir çerçevede daha net ve kapsamlı biçimde ölçme imkânı sağlıyor. Bu iyileştirme ile birlikte, anket 2026 Ocak ayı itibarıyla Sektörel Enflasyon Beklentileri'nde hanehalkı beklentilerinin temsilinde kullanılmaya başlıyor. Para politikasındaki sıkı duruşun ve dezenflasyon sürecinin devamı ile birlikte hanehalkının enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin sürmesini ve beklentiler ile enflasyon arasındaki farkın kademeli olarak azalmasını bekliyoruz.