Ekonomi

Ne güzel, akaryakıt zamları artık enflasyona yol açmıyor!

Sayın Alaattin AKTAŞ'ın, ekonomim.com sitesinde bugün yayımlanan 'Ne güzel, akaryakıt zamları artık enflasyona yol açmıyor!' başlıklı köşe yazısı.

Neydi o eski günler, akaryakıta zam yapıldı mı, diğer tüm mal ve hizmetlerin fiyatı da adeta sıraya girerdi, itiş kakış! Herkes akaryakıt zammı ayarlı zam kuyruğunda sıralanırdı.

Oysa artık öyle mi, hiç değil!

Değil, çünkü akaryakıt zamları diğer mal ve hizmet fiyatlarının artmasına yol açmıyor, o günler geride kaldı.

İnanmayan oranlara baksın!

Geçen yılın mart ayı: TÜİK'e göre benzin fiyatı şubata kıyasla yüzde 3,1, motorin fiyatı yüzde 2 ucuzladı. EPDK ise bu oranları yine ucuzlama yönünde yüzde 2,4 ve yüzde 1,8 olarak açıkladı.

TÜİK'in oranları tüm Türkiye'deki ortalama fiyattaki, EPDK'nın oranları ise en yüksek işlem hacimli sekiz dağıtıcı firmanın İstanbul Avrupa yakasındaki bayilerinin uyguladığı ortalama fiyattaki değişimi gösteriyor. TÜİK ve EPDK oranları arasındaki farklılığın nedeni bu. Aslında her iki kuruluş da değişim oranı açıklamıyor ama ilan edilen fiyat üzerinden bu oranlar hesaplanabiliyor.

Geçen yıl mart ayında durum böyleydi; akaryakıt ucuzlamıştı. TÜFE'nin 'kişisel ulaşım araçları için yakıtlar ve yağlar' alt grubundaki düşüş de yüzde 2 olarak ilan edilmişti.

Peki geçen yıl mart ayında akaryakıtta bu ucuzlama yaşanırken genel artış oranı ne olmuştu?

Hemen hatırlayalım; tüketici fiyat artışı TÜİK'e göre yüzde 2,46 olmuş, İTO'ya göre İstanbul'daki artış ise yüzde 3,12 düzeyinde oluşmuştu.

Hep vurguladım; akaryakıtın TÜFE'deki ağırlığı yüzde 3 dolayında ve doğrudan etki bu yüzden çok sınırlı. Akaryakıtta yüzde 10 indirim ya da aynı oranda artış olsa bile bu durum TÜFE'yi kabaca eksi 0,3 ya da artı 0,3 etkiler. Yüzde 10'luk bir harekette bile.

Dolayısıyla yüzde 2'lik, yüzde 3'lük artış ya da düşüşlerin TÜFE üstünde doğrudan çok büyük etkisi olmaz. Bu oranlar dolaylı olarak da fazla etki yapmaz.

Ya yüksek oranlar?

Yüzde 2'ler, 3'ler önemsiz! Aslında önemli de önemsiz! Bütün yılda fiyatların bu düzeyde arttığı bir ülkede bu oranlar tabii ki çok önemli ama Türkiye gibi yıllık oranın yüzde 30'ların altına bir türlü indirilemediği bir ülke için 2'nin, 3'ün lafı olmaz!

Geçen yıl mart ayında akaryakıt fiyatları ucuzladığı halde biraz önce belirttiğim gibi TÜFE yüzde 2,46, İTO'nun oranı ise yüzde 3,12 artmıştı.

Bu yılın mart ayı geride kaldı ve akaryakıta ne kadar zam geldiği de kesinleşti.

TÜİK'in akaryakıttaki zam hesabını bugün öğreneceğiz ama en azından EPDK'nın İstanbul Anadolu yakası için açıkladığı ortalama fiyatlar ve buna göre olan değişim oranı ortada.

Aynı bazda olması açısından EPDK fiyatlarına göre olan değişimi aktarayım.

Geçen yıl martta yüzde 2,4 ucuzlayan benzin bu yıl yüzde 8 zam gördü.

Geçen yıl martta yüzde 1,8 ucuzlayan motorine ise bu yıl yüzde 16,2 zam yapıldı.

'Var mı bunun başka izah tarzı!'

Akaryakıtın ucuzladığı geçen yılın martında yüzde 3,12 artan İTO'nun İstanbul için hesapladığı TÜFE, akaryakıtın yüklü bir zam gördüğü bu yıl daha düşük oranda yüzde 2,97 artış gösterdi.

'Bu nasıl oldu' diye düşünmeye gerek yok!

Çünkü akaryakıt zamları artık enflasyona yol açmıyor!

TÜİK'in bugün açıklayacağı mart ayı artışına ilişkin tahminler de (benim tahminim değil) yüzde 2 ile yüzde 2,5 arasında.

Enflasyonun, akaryakıta çok zam yapılan bir ayda, akaryakıtın ucuzladığı bir aydakinden daha az artması, nasıl oluyor!

'Öyle şey olur mu' demeyin, oluyor işte!

Bir kez daha söylüyorum; artık akaryakıt zamları enflasyona yol açmıyor.

Rahmetli Demirel'in ifadesiyle 'Var mı bunun başka izah tarzı' demekten başka çare yok. (Var kelimesinden r'yi atıp a'yı uzatarak okuyun lütfen.)

Dış ticarette beklenen gidişat:

Savaş dış ticaretteki ilk etkisini gösterdi.

Mart ayında ihracat geçen yılın yüzde 6,4 altında kalırken, ithalat yüzde 8,4 arttı. Bunun sonucunda geçen yılın mart ayında 7,2 milyar dolar olan ticaret açığı yüzde 57'ye yakın artarak 11,3 milyar dolara çıktı.

İlk çeyrek itibarıyla ise ihracat geçen yılın yüzde 3,1 altında. Buna karşılık ithalat yüzde 4,7 artış kaydetti.

Yıllık açık 98 milyar

Bu köşede iki gün önce (1 Nisan) iki aylık dış ticaret verilerini değerlendirirken yıllık açığın basamakları birer birer çıktığını vurgulamıştım.

Mart ayı verileri, artık basamakların ikişer ikişer çıkıldığını ortaya koydu. Şubat sonunda 94 milyar dolar olan yıllıklandırılmış ticaret açığı mart sonunda 98,3 milyar dolara çıktı.

Savaşın şiddetine ve süresine bağlı olarak ticaret açığı daha da büyüyecek, bu kesin. 100 milyar dolar sınırı çok muhtemeldir ki nisanda aşılacak.

İhracatın mayısta düşük gerçekleşeceği de bir anlamda şimdiden kabul ediliyor. Kurban Bayramı dolayısıyla mayıs ayının neredeyse üçte biri tatille geçecek ve bu da ihracatın Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın ifadesiyle dalgalı seyretmesine yol açacak. Buradaki dalgalı ifadesini düşük diye okumak da pek yanlış olmasa gerek.

Dolayısıyla önümüzdeki aylarda ihracat aşağı gidecek, buna karşılık ithalat tırmanacak ve ticaret açığı ucu açık bir şekilde büyümeye devam edecek.

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr'nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: ekonomim.com