Cumhurbaşkanı Erdoğan, düzenlediği basın toplantısında şunları kaydetti:
'Ülkemizde 22 yıl aradan sonra ikinci, başkentimizde ise ilk defa tertiplediğimiz NATO Zirve Toplantımızı başarıyla tamamladık.
Avrupa Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde ev sahipliği yaptığımız bu tarihi zirve, ortak geleceğimize yön verecek nitelikte icra edilmiştir.
Bugün savunma harcamaları, askeri yetenekler ve buna zemin oluşturan savunma sanayimiz bakımından birçok müttefike kıyasla hayli ilerdeyiz.
Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak etti. Bunu Türkiye'ye duyulan güvenin ve diplomasimizin saygınlığının yeni bir ispatı olarak görüyoruz.
Avrupalı müttefiklerin sorumluluk üstleneceği, adil külfet paylaşımıyla askeri kapasitelerimizin tahkim edileceği NATO'nun temellerini Ankara'da attık.
NATO'nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz. On yıllardır NATO'nun güneydoğu kanadının güvenliği önemli ölçüde ülkemize emanet edilmiştir.
Türkiye olarak kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz.
NATO'ya üye olmakla ittifaka yalnızca jeostratejik konumumuzu değil 2 bin yıldır cenk meydanlarında olgunlaşan savaş sanatımızı da kazandırdık.
(NATO) İttifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, bu uğurda elini taşın altına koyan gerektiğinde bedel ödeyen bir müttefik olduk.
Göz bebeğimiz olan Türk Silahlı Kuvvetleri milli güvenliğimize yönelik her türlü tehdidi kaynağında bertaraf edecek kuvvet ve kudrete sahiptir.
İttifak'ın kolektif savunmayı tekrar merkeze alan bu yeni döneminde, adil külfet paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazırız.
Türkiye olarak kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz.
Avrupa Birliği'nin savunma alanındaki girişimleri NATO'yu tamamlayıcı olmalı, gereksiz tekrarlara yol açmamalıdır'
Şunun altını bir kez daha çizmek durumundayım; NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır.
Müttefikler arasında savunma sanayi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler devam ediyor. Bunların bir an önce kaldırılması gerekiyor.
(Rusya-Ukrayna) Adil bir barışın kaybedeni olmaz. Tarafları Türkiye'de yeniden bir araya getirmeye hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyorum.
(İsrail'in bölgedeki saldırıları) Kendi güvenliğini, bölgenin istikrarsızlık içinde olmasında görenler en küçük barış ışıltısını bile söndürmeye çalışıyor.
Bölgemizin şu anda ne yeni bir gerilime ne yeni çatışmaya tahammülü var. İnsanlık olarak hava gibi, su gibi barışa, huzura, istikrara ihtiyaç duyuyoruz.
'(F-35 tedariki) İki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok. Netanyahu'nun hangi sularda yüzdüğü belli, Miçotakis'in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi.'