Gündem

Göktaş: "Türkiye olarak hala genç ve dinamik nüfus yapısına sahibiz"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Türkiye olarak hala genç ve dinamik nüfus yapısına sahibiz. Bizim ortanca yaşımız 34,9. Hala rekabetçi, genç ve dinamik bir ülkeyiz. dedi.

Bakanlık ile Albayrak Medya işbirliğinde düzenlenen "Ailede Türkiye Yüzyılı Zirvesi" İstanbul Kongre Merkezi'nde yapıldı.

Zirve kapsamındaki özel oturumda "Aile" başlığı "Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonu doğrultusunda ele alındı.

Oturumda soruları da cevaplayan Göktaş, ailenin en kıymetli varlık olduğunu, dünün, bugünün ve yarının aileyle anlam kazandığını söyledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının toplumun tüm kesimlerine yönelik hizmet sunduğunu dile getiren Göktaş, Bakanlığın müstakil bir yapıda kurulmasını sağlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti.

Güçlü bir toplumun temelinin güçlü aileden geçtiğine, güçlü ailenin dirençli bir toplum ve gelecek anlamına geldiğine dikkati çeken Göktaş, bu nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tensipleriyle geçen yılın "Aile Yılı" ilan edildiğini, bunun çeşitli gerekçeleri bulunduğunu vurguladı.

Bakan Göktaş, "Doğurganlık hızımız ortada, 1,42'ye geriledik. Nüfusumuz yaşlanıyor. Kentleşme, şehirleşme, dijital değişim, dönüşümler hayatımızın her alanını etkiliyor. Dolayısıyla aileyi güçlendirmenin, aileyi tekrar toplumun merkezine almanın ve bütün politikalarımızı aile etrafında şekillendirmemiz gerektiğine inanıyoruz." diye konuştu.

Aileye bütüncül perspektifle yaklaşılması gerektiğinin altını çizen Göktaş, aile içindeki bir ferdin yaşadığı sorunların tüm aileyi etkilediğine işaret etti.

Göktaş, aileyi tekrar merkeze alan bir anlayışla hareket ettiklerinden bahsederek, "8. Aile Şuramızı 2023'te hayata geçirdik. Türkiye genelinde 15 bin ailemizle görüştük ve 81 ilimizde çalıştaylar yaptık. Bununla beraber Bakanlığımızda Aileyi Korumak ve Güçlendirmek Vizyon Belgesi'ni oluşturduk. Daha öncesinde yoktu." ifadelerini kullandı.

Kadın, çocuk ve engellilere yönelik çeşitli eylem planlarının bulunduğunu ancak aileyi bütüncül yaklaşımla ele alan bir planın olmadığını aktaran Göktaş, bu doğrultuda 15 Mayıs 2024'te Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planı'nı hayata geçirdiklerini kaydetti.

Göktaş, "Aile Yılı" kapsamında 81 ilde 20 bin etkinlik düzenlediklerini, toplumun aile değerlerine sahip çıktığını gördüklerini, bu doğrultuda çalışmalarını "Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonuna dönüştürdüklerini belirterek, aileyi güçlendirme, evliliği teşvik etme, doğurganlığı artırma, nitelikli gençlik yetiştirme ve aktif yaşlanmayı destekleme hedefleriyle aile odaklı kamu politikalarını kalıcı hale getirdiklerini dile getirdi.

Türkiye'de yaşlı nüfusun giderek arttığını, 65 yaş ve üzeri nüfus oranının yüzde 11,1'e ulaştığını, yaşlı nüfusun yoğun olduğu il sayısının ise 2007'de 19'ken 2025 itibarıyla 62'ye yükseldiğini anlatan Göktaş, "Yaşlanan nüfus demek, doğurganlığın azalması da demek aynı zamanda. Genç ve dinamik nüfus yapımızın azalması, doğrudan yaşlanmaya da ortanca yaşımıza da yansıyor. Türkiye olarak hala genç ve dinamik nüfus yapısına sahibiz. Bizim ortanca yaşımız 34,9. Hala rekabetçi, genç ve dinamik bir ülkeyiz. Ancak biz ülkemizin gençliğini ve dinamizmini gitgide bu rakamlardan dolayı doğurganlığın azalmasıyla beraber kaybediyoruz maalesef." diye konuştu.

Göktaş, doğurganlık oranlarının düşmesi ve yaşlı nüfusun artmasının çalışan nüfusun azalması ile bakım ve sosyal güvenlik ihtiyaçlarının artması gibi riskler doğurduğunu belirtti.

Doğurganlığın düşmesinin küresel bir mesele olduğuna dikkati çeken Göktaş, şunları söyledi:

"Uzun zamandır 'Nüfus azalsın, nitelikli insan kalsın. Dünyamız bir açlık, kıtlıkla karşı karşıya kalmasın.' anlayışı çok yoğun olarak yükseldi. Aslında genç ve dinamik nüfus yapısının bütün ülkeler için ne kadar kritik olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla burada sadece doğurganlığın azalmasını, küresel bir mesele olduğu için tek bir sebebe indirmemiz oldukça zor. Biz bir araştırma yaptık Türkiye genelinde Enstitü Sosyal ve TÜİK'le. Bunun pek çok sebebi var. Yani kadınlarda özellikle eğitim ve kariyer sebepleri evlenme yaşını ilerletebiliyor. Diğer yandan şehirleşme bütün hayatımızı etkiliyor. Az önce de ifade ettiğim gibi dijitalleşme, inanılmaz bir etkisi var. Erkeklerde genel olarak ekonomik kaygılar. Bu gençlerimizin evlenmesini farklı şekillerde desteklememiz gerekiyor. 'Aile ve Nüfus On yılı' vizyonumuz tam olarak da bu yaklaşımı benimsiyor; ekonomik destek, aile politikaları, özellikle bakım hizmetleri ve iş-aile yaşam dengesini sunabilmesi..." ifadelerini kullandı.