Haziran 2023'te başlayan ekonomi programı enflasyonla mücadele açısından başarısız oldu. Bu başarısızlığın iki temel nedeni var. Birincisi, uygulanan program çok eksik bir program. Sadece parasal ve mali disipline dayanıyor. 'Bu sefer farklı; hem kırılganlıklarla savaşan hem de geçmişte enflasyonun sıçramasına yol açan büyük hataların tekrarlanmasını engelleyecek kurumsal değişiklikleri peşi sıra yapacak bir program' dedirtecek bir program olmaktan çok uzak.
Türkiye'de döviz kuru artışı enflasyonu yükselten ana unsur
İkincisi, bu eksik programın dayandığı iki temel ayaktan biri olan para politikası önemli bir hatayla işe başladı. Mayıs 2023'te politika faizi enflasyonun çok altındaydı. Buna karşılık politika faizi yavaş adımlarla artırıldı. O tarihte politika faizi yüzde 8,5, İTO enflasyonu ise yüzde 56 düzeyindeydi. Bu farkı iki ya da üç artırımla kapatmak gerekiyordu. Oysa faiz Haziran'da sadece yüzde 15'e yükseltildi. Temmuz artışı ise çok utangaçtı; faiz yüzde 17,5'e çıkarıldı. Ne var ki enflasyon yüzde 63,8 olmuştu bile. Utangaçlık sonraki aylarda da sürdü. Faiz Ağustos'ta ancak yüzde 25'e yükseltildi. Aralık sonunda ise faiz yüzde 42,1, enflasyon yüzde 75 olmuştu.
Bu eksik programın dayandığı iki temel ayaktan biri olan para politikası önemli bir hatayla işe başladı. Mayıs 2023'te politika faizi enflasyonun çok altındaydı. Buna karşılık politika faizi yavaş adımlarla artırıldı.
Mart 2024'e gelindiğinde faiz yüzde 50'ye ulaştı. Enflasyon ise yüzde 78'e çıkmıştı.
Politika faizinin uzunca bir süre enflasyonun çok altında kalmasına izin verilmesi, beklenen sonucu hemen gösterdi: Döviz kuru sıçradı. Türkiye'de döviz kuru artışı enflasyonu yükselten ana unsur. O dönemde enflasyondaki yükselişin tek nedeni değil elbette ama açık ara en önemli nedeni kurun sıçraması. İlk grafikte Mayıs 2023 ile Mayıs 2024 döneminde yarısı Euro yarısı da dolardan oluşan döviz sepetinin değeri ile tüketici fiyat endeksinin seyri gösteriliyor (her ikisinin başlangıç değerleri, 'okumayı' kolaylaştırmak için 100 olarak alındı).
Enflasyon dar bir aralığa hapsoldu
Geçen hafta Mart ayındaki enflasyon gelişmelerini öğrendik. Yıllık enflasyon yüzde 30,9 düzeyinde. Ağustos 2025'ten beri çok dar bir aralığa hapsoldu kaldı tüketici enflasyonu. İkinci grafik bu sevimsiz durumu gösteriyor. Grafikte her ay itibariyle üçer aylık ortalama (yıllık) enflasyonun hareketleri yer alıyor. 'Hareket' diyorum; lafın gelişi, yüzde 30,87 - 32,95 aralığında bir 'hareket' var. Nerdeyse sabit kalmış. Enerji, gübre ve plastik ürünlerinin hammaddeleri başta olmak üzere çoğu girdinin savaş nedeniyle fiyatlarındaki yükselişin etkisi henüz çok az yansımış durumda. Böyle bakıldığında 2026'yı yüzde 30 düzeyindeki bir enflasyonla kapatırsak 'sevinmek' gerekiyor ne yazık ki.
• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr'nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.