Merkez Bankası'nın piyasa katılımcıları olarak bilinen ağırlıkla finans kesimi temsilcilerini kapsayacak şekilde yaptığı anket, bu yıl aylar itibarıyla enflasyon ve cari açık tahminlerinin neredeyse sürekli yukarı gittiğini, buna karşılık büyümeye ilişkin tahminin ise belirgin bir şekilde gerileme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Ancak cari açık revizyonunun özel bir nedeni var, yazımın son bölümünde onu açıklıyorum.

Bu yıla ilişkin dolar kuru tahmininde aydan aya çok belirgin bir artış yok ama 2027'ye dönük tahminde çok daha hızlı bir tahmin değişimi olduğu da dikkati çekiyor.

Merkez Bankası bu anketi çok az sayıda katılımcıyla yapıyor. Örneğin temmuz ayı anketine 50'si finans sektöründen, 15'i de reel sektörden olmak üzere toplam 65 kişi katıldı. Bu ankete verilen yanıtların, Merkez Bankası'nın reel sektör ve hanehalkını kapsayacak şekilde yaptığı anketlere göre çok daha iyimser bir tablo sergilediğini de vurgulamak gerekiyor.

TCMB'den daha az kötümserler

Piyasa katılımcıları bu yıla ilişkin enflasyon tahminlerini revize ederken Merkez Bankası'ndan daha az kötümser olduklarını ortaya koydu.

Merkez Bankası 2026 enflasyonunu yüzde 16 olarak öngörüyordu, daha sonra bu oran yüzde 24'e revize edildi. Yani 8 puanlık bir revizyon söz konusu.

Piyasa katılımcıları ise ocak ayında yüzde 23,23 olan tahminlerini yüzde 29,21'e çıkardı. Revizyon 6 puan bile değil.

Ama yine de düzey olarak Merkez Bankası'nın hem hedef, hem tahmininin üstünde bulunulduğu ortada. Bu yıl için piyasa katılımcılarının dile getirdiği yüzde 29,21 ile Merkez Bankası'nın hedef ve tahmini arasında 5 ve 3 puanlık bir fark var. Ama sonraki yıllardaki tahminlerde fark çok daha büyük.

Merkez Bankası'nın son güncellemesine göre 2027 yılı enflasyon hedefi yüzde 15. Oysa piyasa katılımcılarının tahmini yüzde 21,47 düzeyinde. Arada neredeyse yüzde 50'ye yakın fark var.

Piyasa katılımcılarının iki yıl ve beş yıl sonrası için dile getirdikleri tahmin de Merkez Bankası'nın öngördüğü oranların çok çok uzağında.

Piyasa katılımcıları Türkiye'nin beş yıl sonra bile, yani ta 2031'de bile tek haneli enflasyona inemeyeceği görüşünde. Piyasa katılımcıları bu görüşteyse varın siz diğer kesimlerin; reel sektörün ve hanehalkının ne beklediğini düşünün!

Temmuz tahmini yüzde 1,68

Merkez Bankası'nın anketine yanıt veren katılımcılar bu ayın enflasyonunu yüzde 1,68 olarak tahmin etti.

Piyasa katılımcılarının tahminleri ile gerçekleşen oran arasında tabii ki bir miktar fark oluyor. Piyasa katılımcılarının bu yılki aylık tahminleri şöyle: (Parantez içindeki oranlar TÜİK'in açıkladığı TÜFE artışı.)

'Ocak yüzde 3,76 (4,84), şubat yüzde 2,54 (2,96), mart yüzde 2,18 (1,94), nisan yüzde 2,93 (4,18), mayıs yüzde 1,89 (1,71), haziran yüzde 1,36 (0,99).'

İlk altı aydaki enflasyon TÜİK'e göre yüzde 17,76 oldu. Piyasa katılımcılarının tahmini ise yüzde 15,57'de kaldı. Dedim ya, piyasa katılımcıları biraz iyimser:

Faizde sınırlı düşüş

Ankete katılanlar perşembe günü yapılacak PPK toplantısında faizin değişmeyeceği görüşünde. Ancak eylül ayında yapılacak toplantıda yüzde 37 düzeyindeki politika faizinin yüzde 36,55'e ineceği tahmin ediliyor.

Faizin ekim ayında yüzde 35,73'e indirileceğini tahmin eden piyasa katılımcıları aralık ayında yapılacak PPK toplantısı içinse yüzde 34,70 düzeyinde bir faiz tahmininde bulundu.

Yani halen yüzde 37 olan ama fiilen uygulanmayan faizin yıl sonuna kadar 2 puan kadar aşağı çekileceği beklentisi var. Bu ankette küsuratlı oranlar çıkması ortalama alınmasından kaynaklanıyor, yoksa Merkez Bankası faizi indirse bile tabii ki böyle düzeyler belirlemeyecektir.

Faizin yıl sonunda 35 dolayına ineceği bekleniyor ama fiilen uygulanan faiz acaba kaç olacak? Fiili faizin 35'e inmesi pek olabilecek gibi görünmüyor. Bir kere böyle bir tahmin, yüzde 29'un üstünde beklenen enflasyonla pek uyuşmaz.

Cari açık makul görünüyor

Piyasa katılımcılarının başlıca tahminleri arasında ocak ayından temmuza kadarki dönemde en belirgin değişikliğin cari açıkla ilgili olarak yaşandığı ortada. Ama bu değişiklik gayet normal ve gerçek anlamda bir tahmin revizyonuna işaret etmiyor.

Bir kere ilk iki ayda yapılan cari açık tahminlerinin hiçbir anlamı yoktu. Çünkü Merkez Bankası mart ayının ortasında 2025 ve önceki birkaç yılın verisini revize etti. Bu çerçevede 2025 yılı açığı 25 milyar dolardan 30 milyar dolara çıkarıldı. Dolayısıyla ocak ve şubatta, hatta martta dile getirilen tahminlerin bir önemi bulunmuyor.

Cari açık tahmini nisanla birlikte 44 milyar dolara çıkarıldı ve bunda tabii ki savaşın da etkisi var. Son tahmin 49 milyar dolar.

İlk beş ayda 30, mayıs sonunda 37 milyar dolar olan açığa göre yılın tümü için 49 milyar dolarlık tahmin biraz iyimser gibi görünse de bu düzey çok fazla aşılmayabilir. Gidişatı tabii ki büyük ölçüde savaş ve enerji fiyatları belirleyecek.

Büyümede 1 puana yakın revizyon

Büyüme tahmini ise belirgin olarak aşağı çekiliyor. Ocak ve şubatta yüzde 3,9 dolayında olan büyüme tahmini, her ay düzenli olarak aşağı çekilerek temmuzda yüzde 3,12'ye indirildi.

Türkiye geçen yıl yüzde 3,6 büyümüş, bu yılın büyüme hedefi ise yüzde 3,8 olarak belirlenmişti. Ancak savaş, savaşın yol açtığı dış pazar daralması, yine savaşın etkisiyle faiz artırımına gidilmesi büyümenin revize edilmesini kaçınılmaz hale getirdi.

Aa Haber 21072026

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr'nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: ekonomim.com

Kaynak: Haber Merkezi