Merkez Bankası tabii ki bire bir böyle söylemiyor, bu cümleyi kurmuyor ama enflasyona ilişkin olarak açıkladığı oranlar bu anlama geliyor:
'2026'nın yüzde 24'lük enflasyon hedefini değiştirmiyorum; ama yüzde 26'lık tahminimi iki puan artırarak yüzde 28'e çekiyorum.'
Bu oranlarda ve kararda bir sürpriz yok. En azından benim için yok. Zaten bu köşede 12 Ağustos'ta hedefin değişmeyeceğini, tahminin ise 2-3 puan yukarı çekilebileceğini yazmıştım.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan yılın üçüncü enflasyon raporunu açıkladı ve tahmini iki puan yukarı çekmelerinde ağırlıklı olarak gıda maddelerindeki fiyat artışı ile motorin fiyatlarında kaydedilen artışın etkili olduğunu söyledi.
Tahminin yüzde 28'e çıkarılmasının tek başına çok da önemi yok. Piyasada yüzde 24'lük hedefte kalınmasını zaten kimse beklemiyordu. Yüzde 26'lık tahmin de gerçekçi bulunmuyordu. Yeni tahmin olan yüzde 28, yıl sonu için iyimser tahmin olarak dile getirilen yüzde 28-29'a yaklaşmış oldu. Daha ağır basan yıl sonu tahmininin ise yüzde 30'un üstünde olduğunu vurgulamak gerek.
Şimdi şöyle bir handikap var. Merkez Bankası'nın bazı risklere dikkat çekerek tahminini yukarı yönde güncellemiş olması bir yandan daha gerçekçi hareket edildiği izlenimi uyandırsa da, bir yandan da Merkez'in beklentilerinin kötüleştiği şeklinde -ki öyle- okunur ve genel anlamda tahminler bundan olumsuz etkilenir.
Enflasyon-faiz çelişkisi
Merkez Bankası bazı risklere dikkat çekerek enflasyon tahminini yüzde 28'e çekti, tamam.
Ama enflasyon tahmini yukarı çekilirken mevcut durumda fiilen yüzde 40 olan fonlama faizinin bir süre sonra haftalık repoya dönülmek suretiyle yüzde 37'ye indirilebileceğinin ifade edilmesi sanki biraz çelişki oldu.
Gerçi faizle ilgili bir zaman verilmedi. Bir hafta mı, bir ay mı, belli değil. Ama ortada birbiriyle pek örtüşmeyen bir durum var.
Dünkü toplantı öncesinde enflasyon tahmini olan yüzde 26 ile fonlama faizi olan yüzde 40 arasında 14 puan fark bulunuyorken, bu farkı enflasyon tahminini yüzde 28'e çıkarıp fonlamayı yüzde 37'ye indirmek suretiyle 9 puana çekmek için uygun koşullar mevcut mu ya da ne olursa koşullar uygun denilebilecek?
Kaldı ki Merkez Bankası enflasyon tahminini değişen koşullara göre güncellemekle birlikte hedefini iddialı bir şekilde yüzde 24'te tutuyor. Bu, 'Ben tüm politikamı bu hedefe göre belirleyeceğim' demek.
Dolayısıyla 'Hem düşük enflasyon hedefliyorum, hem de bununla bir anlamda çelişecek şekilde parasal duruşumu gevşetiyorum ya gevşetmeye hazırlanıyorum' demek ne kadar doğru bir yaklaşım!
2027 ve 2028 değişmedi
Merkez Bankası 2026 için olduğu gibi 2027 ve 2028 enflasyon hedeflerini de değiştirmedi. 2027 hedefi yüzde 15, 2028 hedefi yüzde 9 olarak korundu.
Ancak bu yılki hedef yüzde 24 olmakla birlikte tahminin yüzde 28'e çekilmesi, gerçekleşmenin tahmin dolayında olacağını gösteriyor, zaten beklentiler de bu yönde.
Dolayısıyla bu yıl yüzde 30 dolayındaki bir gerçekleşmeden 2027'de yarı yarıya bir düşüşle yüzde 15'i yakalamak neredeyse olanaksız. Başkan Karahan da bu konu hatırlatılınca çok somut bir yanıt vermedi. Karahan 2027'ye ilişkin bir revizyon olacaksa bile bunun 2027-2029 orta vadeli programı çerçevesinde yapılabileceğini ima etti.
Gıda fiyatları ve arz sorunu
Bir önceki enflasyon raporunda yüzde 26,3 olan bu yıl sonuna ilişkin gıda fiyatları artış tahmini üçüncü raporda yüzde 28,5 olarak revize edildi. İki puanı aşan bu artışın en büyük gerekçesi olarak arz sorunu gösterildi.
Bir yanda üreticinin tarlada kalan ürünü, diğer yanda arz sorunu!
Sakın gerçek sorun arz değil de, özellikle tedarik zincirindeki sıkıntılar olmasın!
Kaldı ki bu yıl iklim koşulları üretimin önceki yıllardan çok daha fazla olmasını sağlayacak ölçüde elverişliydi.
Sorunu doğru teşhis etmeden çözüm söz konusu olabilir mi?
Net hata noksanda önemli revizyon
Merkez Bankası haziran ayında cari işlemler dengesinin 4,2 milyar dolar açık verdiğini, ilk altı aydaki açığın da 34,5 milyar dolar olduğunu açıkladı. Yıllıklandırılmış açık da haziran sonu itibarıyla 38,9 milyar dolara çıktı.
Geçen yılki açık haziranda 2,3 milyar, altı aydaki ise 26 milyar dolardı.
Merkez Bankası haziran ayı verileriyle birlikte net hata ve noksanda önemli bir revizyon gerçekleştirdi.
En yakın dönemin revizyonunu aktarayım. Mayıs ayı verileri açıklandığında ilk beş aydaki NHN negatif 18,5 milyar dolardı. Dün açıklanan haziran verilerinde beş aylık NHN negatif 14,8 milyar dolara indi. Merkez Bankası'nın aşağıda aktaracağım üç gerekçeye dayanan revizyonu sonucu beş aydaki NHN negatif 14,2 milyar dolar oldu, 600 milyona yakın fark diğer etkenlerden kaynaklandı ve NHN'yi yukarı çeken etki yaptı.
Merkezin Güncesi'nde yer alan ayrıntılı değerlendirmede 2014'ten bu yılın mayıs sonuna kadar olan dönemi kapsayan revizyon sonucu daha önce bu dönem için toplam negatif 34,3 milyar dolar olan net hata noksanın, 14,5 milyar dolara indiği kaydedildi.
Söz konusu revizyon 'yurt dışı mevduat hareketlerinin yeni veri kaynağı ile derlenmesi, finansal türev işlemlerinin ödemeler dengesine dahil edilmesi ve yurt içi kaynaklı efektif hareketlerinin dış işlemlerden ayrıştırılması' sonucu gerçekleştirildi.
Motorine yeni ÖTV düzenlemesi ve 9,30 liralık ucuzlama
Motorinden ÖTV alınmamasına karar verildi. Bunun sonucunda motorin bir seferde tam 9,30 lira birden ucuzladı.
Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla motorin eşel mobil uygulamasının dışına çıkarıldı ve yeni bir ÖTV düzenlemesi öngörüldü.
Buna göre motorinden ağustos ayı boyunca ÖTV alınmayacak. Motorinin ÖTV'si eylülde 3 lira, ekimde 6 lira, kasımda 9 lira, aralıkta 12 lira olacak, 1 Ocak'tan itibaren ise yasal ÖTV tutarı olan 13,90 lira uygulanmaya başlanacak.
Motorinden 12 Ağustos itibarıyla 7,75 lira ÖTV alınıyordu. Bu tutar sıfırlanınca ÖTV'nin yüzde 20'si düzeyindeki KDV de dayanaksız kaldı. Yani 1,55 liralık KDV de ortadan kalktı. Böylece 7,75 lirası ÖTV'den, 1,55 lirası da KDV'den olmak üzere 9,30 liralık bir indirim söz konusu oldu.
Yeni fiyat dünden itibaren uygulamaya girdi.
• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr'nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.





