Acaba dış ticaret verilerini değerlendirirken İngilizlere atfedilen o güzel sözdeki, 'Ağaçlara bakmaktan (ya da bakarken) ormanı görememek' sözündeki durum mu yaşanıyor?

Acaba özellikle döviz kuruna odaklanıp ve kurun son yıllarda enflasyondan daha az yükselmesine bakıp ihracatın her düşük oranlı artışında ya da ithalattan daha az artışında büyük fotoğrafı gözden kaçırmak gibi bir durum mu ortaya çıkıyor?

Aylara ya da kısa dönemlere bakılarak gidişatın çok kötü olduğu dile getiriliyor getirilmeye ama uzun soluklu bir değerlendirme çok farklı şeyler söylüyor olabilir mi?

Dış ticarette neye bakmak gerekir? Tek başına ihracat ya da ithalatın düzeyi çok anlam ifade etmiyor; önemli olan bu iki gösterge arasındaki hem mutlak değer olarak fark, hem de ihracatın ithalatı karşılama oranı.

Dış ticaret açığı, ihracat ve ithalatın büyüklüğüne bağlı olarak çok yüksek düzeylere çıkabilir. O yüzden belki daha fazla önemsenmesi gereken ihracatın ithalatı karşılama oranı. Ama bu demek değil ki, açığın düzeyi önemsiz.

Bu yazıda toplam ihracat ve ithalat üzerinden bir değerlendirme yapmaya çalışacağım. Elbette ihracat ve ithalatın detayları; yani neler satıldığı, neler alındığı, sektörel gerçekleşmenin nasıl olduğu gibi detaylar da çok önemli. Ama bugün için sınır belli.

Ayrıca tüm ihracat ve ithalat açısından çok büyük sorun yoksa da belli sektörlerde ciddi sıkıntılar yaşanabilir, nitekim yaşanıyor da. Toplam tutar yönüyle fazla sorun görünmemesi, sektörel bazda sorun olmadığı, onların göz ardı edilebileceği anlamına tabii ki gelmez.

Karşılama oranı tarihsel ortalamada

2014'ün ocak ayından bu yılın haziran ayı sonuna kadar olan dönemin her ay bazındaki yıllıklandırılmış ihracat ve ithalat verilerine göre 150 aylık, yani 12,5 yıllık bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranının ortalaması yüzde 74,01 düzeyinde.

Bu oranı, bu yılın haziranı itibarıyla oluşan yıllıklandırılmış verideki oranın da neredeyse aynı düzeyde bulunduğunun görülebilmesi için böylesine küsuratlı veriyorum.

Bu yılın haziranındaki oran da yüzde 74,35.

Atsak küsuratları, karşılama oranı tarihsel ortalamada da yüzde 74, son durumda da yüzde 74.

İhracatın ithalatı karşılama oranı zaten son bir buçuk yıldır yüzde 74-76 aralığında seyrediyor.

İthalatın dip yaptığı yıllar:

2018 yılındaki rahip krizi ve o süreçte yaşanan hızlı faiz ve kur artışı ekonomide dengeleri sarstı. Özellikle kurdaki hızlı artış etkisini sonraki yıl göstermeye başladı ve ithalat 2019 yılında belirgin olarak geriledi.

2020'de başlayan pandemi bu gerilemeyi ve durgunluğu daha da pekiştirdi.

Bu dönem, son 12,5 yılda dış ticaret açığının en çok daraldığı, bunun doğal sonucu olarak da ihracatın ithalatı karşılama oranının en yüksek düzeye çıktığı dönem oldu.

2019'da ihracatın ithalatı karşılama oranı bir ara yüzde 90'a yaklaştı.

Gidişat tersine dönüyor

2022'nin son ayları ile 2023 ise ithalatın tırmandığı ve ihracatın ithalatı karşılama oranının yeniden yüzde 70'in altına indiği, üstelik yıllıklandırılmış dış ticaret açığının ilk kez 100 milyar doların üstüne çıktığı bir dönem olarak kayıtlara geçti.

Görece düşük kur ve yüksek enflasyon yüzünden talebin öne çekilmesi ithalatı rekor düzeylere taşıdı.

Yıllık ithalat 2023'ün mayısında 376,4 milyar dolar ile rekor kırdı. Tek rekor ithalat değil tabii ki, söz konusu ay yıllık dış ticaret açığı da 122,2 milyar dolara ulaştı.

İhracat üç yıldır artıyor

İhracat 2023'ün ortasından bu yana arada çok küçük dalgalanmalar gösterse de çok hızlı olmamakla birlikte artış eğilimini koruyor.

Daha önceki dönemlerde daha belirgin artışlar görülmüş ama gerilemelere de rastlanmıştı. Oysa son üç yıldır düzenli bir artış var.

Üstelik bu dönem özellikle döviz kurundan en çok yakınılan bir dönem.

Döviz kurunun yüksek olması elbette en azından bir süre ihracatçıya nefes aldırır da bazı sektörlerdeki üretimde ithal girdi kullanımının çok yoğun olması yüzünden umulan düzeyde fayda sağlanabilir mi, bu çok tartışılan bir konu.

Kaldı ki döviz kurundan böylesine yakınılan bir dönemde ihracatın uzun soluklu dönemler itibarıyla yıllık bazda yönünü aşağı çevirmemiş olması da dikkate alınması gereken bir gösterge.

Yıllık ihracat rekor düzeyde

Son bir yıldaki ihracat bu yılın haziran ayı itibarıyla 277,9 milyar dolara ulaştı. Bu tutar, yıllık ihracatın şimdiye kadar ulaştığı en yüksek düzeye işaret ediyor.

Gerçi Türkiye'nin ihracatta 2023 yılında 500 milyar dolara ulaşmak gibi bir hedefi vardı ama o hedef unutulalı çok oldu.

Haziran ayı itibarıyla yıllık ithalat da 373,7 milyar dolar. Yıllık ithalat da 2023 ortasındaki rekor gerçekleşmelerden sonraki en yüksek düzeyde bulunuyor.

Dış ticaretteki gidişat sanki biraz abartılıyor - Resim : 1

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr'nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: ekonomim.com

Kaynak: Haber Merkezi