Savaşla birlikte tüm dengeler sarsıldı. Başta petrol olmak üzere enerji fiyatlarında ve buna bağlı olarak tüm ithal malların fiyatında yaşanan artış ve sekteye uğrayacağından endişe edilen ihracat yine o klasik kaygıyı, hatta kaygı ötesine geçip korkuyu depreştirdi.

  • Ya ticaret açığı çok büyür ve dövizsiz kalırsak:
  • Ya cari işlemler açığını finanse etmekte zorlanırsak: (Bu durum genellikle 'Ya cari açığı finanse edemezsek' şeklinde ifade edilir de böyle bir durum söz konusu olmaz. 'Önce açık, sonra finansman'dan söz edilemez; ya 'önce finansman, sonra açık' olur ya da ikisi eş zamanlı gerçekleşir. Ama açığın finansman kalitesi bozulur ve maliyet artar, o ayrı tabii ki.)
  • Ya bunların sonucunda döviz kuru tırmanır giderse:

Gerçi laf aramızda döviz kurunda tırmanış yaşanması içten içe istenmiyor da değil.

Hadi pek ithal girdi kullanmayan ihracatçı kur artsın ister, turizm sektörü elbette kur artsın ister, elinde döviz bulunan, altın bulunan kur artsın da varlığım büyüsün ister; ama diğer yanda kur artışından zerre kadar çıkarı olmadığı gibi bundan çok büyük zarar görecek geniş kitleler kurun artmasını niye ister, işte onu anlamak çok zor. Bir de 'Böyle gitmez, gitmemeli, kur artmalı, eli kulağında, artmak üzere, artıyor'cular var!

Neyse, bugünkü konu kimin niye kur artışı istediği değil, o konuya başka zaman yine değinirim.

Dönelim bu yıl için en çok korkulan, kaygı duyulan cari dengede ortaya çıkması muhtemel bozulmaya. Aslında cari denge ilk üç ayda çok fena gitti. Her ne kadar mart ayı verisi henüz açıklanmadıysa da nasıl bir açık oluştuğunu iyi kötü tahmin etmek zor değil.

Cari işlemler dengesinde ocakta 7 milyar, şubatta 7,5 milyar olmak üzere iki ayda 14,5 milyar dolar açık verildi. Şubat sonundaki yıllık açık da 35,4 milyar dolar oldu.

Mart ayında 11,2 milyar dolar olan ticaret açığından yola çıkılarak yapılan tahminler, 9 milyar dolar civarında bir cari açık oluşacağına işaret ediyor. Geçen yılın mart ayındaki cari açık 4,9 milyardı. Yani bu yılki açık 9 milyar olursa, yıllık tutara yaklaşık 4 milyar daha eklenecek, bu da şubat sonunda 35,4 milyar olan açığın mart sonunda 40 milyara dayanması anlamına gelecek.

Nisanda yön aşağı dönecek

Merkez Bankası ödemeler dengesinde henüz şubatı açıkladı ve mart tahminini yukarıda özetledim. Peki Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı tahminlerin çok ötesinde olumlu gelen nisan ayı dış ticaret gerçekleşmesinden sonra cari işlemlerde nisanda nasıl bir gidişat ortaya çıkar, gelin şimdi de ona bir göz atalım:

Nisan aylarının klasiğidir; dış ticaret açığının yaklaşık yarısı düzeyinde bir cari açık oluşur. Diğer bölümde detaylı olarak aktaracağım; nisan ayındaki dış ticaret açığı 8,5 milyar dolar oldu. Bu tutardan cari açığa yansımanın 4,5 milyar dolar civarında olması beklenir.

Geçen yılın nisan ayı, Cumhuriyet tarihinin en yüksek cari açığının verildiği üçüncü aydı. En yüksek açıklar 10,2 milyarla 2023'ün ocak ve 8,8 milyarla aynı yılın şubat ayında verilmişti. Geçen yılın nisanındaki açık da 8,4 milyarla üçüncü sırada yer almıştı.

Şimdi bu yıl nisanda 4,5 milyar dolar civarında bir açık bekleniyor. Gerçekleşme bu düzeyde olduğu takdirde bu yılın ilk dört ayındaki açık; ocaktaki 7 milyar ve şubattaki 7,5 milyarlık gerçekleşmeden sonra marttaki 9 milyar ve nisandaki 4,5 tahminle birlikte 28 milyar dolara ulaşacak.

Yıllık açık gerileyecek

Yıllık cari açığın mart sonunda 40 milyar dolara dayanacağı hesaplanıyor.

Yıllık açık, nisan ayında ise gerileyecek ve 35-36 milyar dolara inecek. Bunun nasıl olacağı belli; Mayıs 2025-Nisan 2026 toplamı alınırken hesaptan geçen yılın nisanındaki 8,4 milyar dolar çıkacak ve onun yerine bu yılın nisanında 4,5 milyar dolar civarında tahmin edilen açık girecek.

Nisan ihracatı çölde vaha gibi geldi

Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı nisan ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri, özellikle ihracat gerçekleşmesi herkes için sürpriz oldu.

Savaş yüzünden ithalatın tırmanıp gideceği, buna karşılık ihracatın dibe oturacağı sanılırken tam tersi yaşandı. İhracatta nisan aylarının rekoru kırıldı.

Ticaret Bakanlığı verilerine göre nisan ayı ihracatı geçen yılın tam yüzde 22 üstüne çıkarak 25,4 milyar dolara ulaştı. Bu artışla dört aylık ihracat 88,6 milyar dolarla geçen yılki düzeye göre yüzde 3 arttı.

Bu arada yıllık ihracatta da rekor kırıldı. Nisan sonundaki yıllık ihracat 275,8 milyar dolara yükseldi.

Nisan ithalatında korkulan olmadı

Nisan ayında geçen yıl 32,9 milyar dolar olan ithalat bu yıl 33,9 milyar dolar olarak gerçekleşti ve artış oranı yüzde 3'te kaldı.

Ocak-nisan döneminde 125,4 milyar dolar olan ithalat geçen yılın yüzde 4,3, nisan itibarıyla 370,5 milyar dolar olan yıllık ithalat da geçen yılın yüzde 5,4 üstünde. Ancak yıllık ithalat 2023 ortasında daha yüksek düzeye çıkmıştı, onu da not etmek gerek; yani bu yıl nisandaki 370,5 milyar dolar bir rekora işaret etmiyor.

İthalatın bu savaş koşullarında bu düzeyde kalması doğrusu pek beklenmiyor ve çok daha yüksek bir gerçekleşme olabileceğinden kaygı duyuluyordu.

Ancak hem ihracat, hem de ithalat açısından nisanda oluşan bu olumlu gerçekleşme uzun soluklu olacak mı, o konuda bir yargıda bulunmak zor.

Açıkta üçte bire yakın azalma

Nisan ayında ihracatın ithalattan çok daha yüksek oranda artması ticaret açığının yüzde 30 azalmasını sağladı.

Geçen yılın nisanında 12,1 milyar dolar olan ticaret açığı, bu yıl 8,5 milyar dolarda kaldı.

Nisandaki bu olumlu gelişmeye rağmen ilk dört aydaki açık geçen yılın yüzde 7,4, yıllıklandırılmış açık ise yüzde 9,2 üstünde bulunuyor.

Şu enerji ithalatı olmasaydı!

Enerji hariç tutularak hesaplanan dış ticaret verileri nisandaki ithalatın geçen yılın altında kaldığını ortaya koyuyor.

Buna göre ithalat geçen yılın nisanından yüzde 1,5 aşağıda.

İhracattaki artışın oranı ise toplama göre daha yüksek, yüzde 24.

Enerji hariç hesaplamada geçen yıl nisanda 8,4 milyar dolar olan ticaret açığı, bu yıl 3,3 milyarda kaldı ve yüzde 60 azaldı.

• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr'nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: ekonomim.com

Kaynak: Haber Merkezi