1994'te enflasyonu sıçratacak bir dış gelişme yok. 2022'de bir ölçüde pandemi sonrasının küresel lojistik sorunları var. Ama el insaf, enflasyon yüzde 19'dan bu nedenle yüzde 25'e gelse amenna; 89 puan sıçrıyor. Kısacası, 'suçu' başka yerde aramamak, aynaya bakmak gerekiyor.
Son yazımda şu olguya dikkat çekmiştim: 1924-2025 döneminde gerçekleşen yıllık enflasyon oranlarının (GSYH deflatörünün değişiminin) ortalaması yüzde 24,1. Son beş yılın enflasyonu bu ortalamanın üzerinde. 1924-2025 döneminin en yüksek iki enflasyonu da uygulanan 'garip' ekonomi politikalarından kaynaklanıyor: 1993 ve 2021 sonlarına doğru uygulanmaya başlanan politikalar bu sonuca yol açıyor. O yazıda yıllık ortalama değerleri kullanarak enflasyonun bu iki dönemde keskin biçimde sıçradığına dikkat çekmiştim.
Aslında aylık frekansta inceleyince, o yazıda altını çizdiğimden daha da vahim bir tablo var: Ocak 1994'te enflasyon yüzde 69,7. Bir yıl sonra, Ocak 1995'te yüzde 130,6 oluyor. Valla oluyor; tamı tamamına 60,9 puan sıçrama. Bitmedi; 2022'deki sıçrama daha da yüksek. TÜİK tüketici enflasyonu Eylül 2021'de yüzde 19,6 iken Ekim 2022'de yüzde 85,5'e yükseliyor: 65,9 puan sıçrama. İTO'nun İstanbul için ölçtüğü enflasyondaki sıçrama ise daha da çarpıcı: Yüzde 19,8'den yüzde 108,8'e çıkmış enflasyon. Tam 89 puan artış. Hani 10.000'den 10.089'a artsa ne gam; 19,8'den 108,8'e sıçrıyor.
Sıçrayışların rasyonel bir nedeni var mı?
Birkaç gündür bu olguya takıldım. 'Ne var bunda takılacak, yıllardır bilinen gerçekler' diyebilirsiniz. Üstelik yıllarca enflasyon konusunda çok sayıda yazı 'kaleme aldığımı' da ekleyebilirsiniz. Haksız da olmazsınız. Ama bazen böyle oluyor; takılıyor insan. Takılmamın ana nedeni, doyurucu bir açıklama bulamam. Hadi, doyurucu demeyeyim de Maliye ve Hazine Bakanı'nın uygulanmakta olan ekonomi programı başladığında kullandığı sözcüğü kullanayım: Bu sıçrayışların rasyonel bir nedeni var mı?
İlla akılcı (rasyonel) bir neden aramak lazım madem, bari büyüme rekoru falan kırılmış mı diye bakayım. Yok öyle bir şey. Üstelik 1994'te tam tersi geçerli; ekonomi küçülüyor. Krizden önceki reel GSYH düzeyine ancak altı çeyrek sonra ulaşabiliyoruz. Farklı bir ifadeyle, 1,5 yılı kaybediyoruz. Enflasyon sıçrama rekorunun kırıldığı 2022'deki durum o kadar vahim değil. Ama iç açıcı da değil. 2021'in dördüncü çeyreği ile 2023'ün ilk çeyreği arasında gerçekleşen bir çeyrek öncesine kıyasla ortalama büyüme oranı (yüzde 0,83), 1998-2025 döneminde gerçekleşen ortalama büyüme oranının (yüzde 1,1) belirgin biçimde altında.
Enflasyon sıçramaları bizim marifetimiz
Peki, başka rasyonel bir neden olabilir mi? Yüz yılı aşkın bir sürede böyle olgular var elbette. Mesela 1970'lerin önemli bir kısmında ham petrol krizi yaşandı. İkinci Dünya Savaşı'nın koşullarında kıtlıklar boy gösterdi. Ama tüm dönemdeki yüksek enflasyonu bunlarla açıklamak mümkün değil. Açık ki hem ortalama yüzde 24'lük enflasyon hem de kısa sürede büyük enflasyon sıçramaları bizim marifetimiz. 1994'te enflasyonu sıçratacak bir dış gelişme yok. 2022'de bir ölçüde pandemi sonrasının küresel lojistik sorunları var. Ama el insaf, enflasyon yüzde 19'dan bu nedenle yüzde 25'e gelse amenna; 89 puan sıçrıyor. Kısacası, 'suçu' başka yerde aramamak, aynaya bakmak gerekiyor.
Ya da seçim ekonomisi diyebilirsiniz. Veya bu tür politikaların uygulanabilmesinin bir nedeninin uygulamadan yarar gördüklerini sanan kesimlerin varlığı olduğunu belirtebilirsiniz. Mesela kredi faizlerinin enflasyonun altına düştüğü dönemler bu tip 'yararlanma' dönemleri. Geliri en az enflasyon kadar artıyorsa, enflasyonun altında bir faizle borçlanmak; aman ne ala. Kaçırılmayacak bir 'fırsat'. Ama yine aynı yere geliyoruz; yüzde 19'dan yüzde 25'e ya da 30'a çıkmıyor enflasyon. Yüzde 109'a sıçrıyor. Bir süre sonra tüm ekonomi allak bullak olmuyor mu? Bu nasıl yararlanma?
Yıllar önce bir yarışma programında yarışmacı büyük ödül olan otomobili kazanmak için ne diyordu: 'Bir yardım etseniz?' İşin içinden çıkamadım vesselam.
• Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve borsagundem.com.tr'nin editoryal politikasını yansıtmayabilir.