Barclays Ekonomik Araştırma Direktörü Christian Keller, küresel piyasalarda yatırımcıların dolardan kaçış ve portföy çeşitlendirme eğiliminde olduğuna işaret etti.
CNBC-e yayınında değerlendirmelerde bulunan Keller, ABD'nin net petrol ihracatçısı konumunda olmasına ve mevcut konjonktürün dolar lehine görünmesine rağmen doların daha fazla değer kazanmamasının dikkat çekici olduğunu söyledi.
Keller, 'ABD şu anda net bir petrol ihracatçısı ve bir miktar da artıda. ABD lehine bir konjonktürdeyiz ama buna rağmen doların daha fazla değerlenmemiş olması, dolardan kaçış ve portföy çeşitlendirmesi eğiliminin güçlü bir işareti. Yatırımcılar dolar varlıklarını eritiyorlar ama yerine koyma konusunda pek istekli değiller. Kritik anlarda ara değerlenmeler olabilir ama genel olarak zayıflayan bir dolar göreceğiz' dedi.
Barclays'in yıl sonu euro/dolar paritesi beklentisinin 1,18 olduğunu belirten Keller, stratejistlerin büyük bir hareket öngörmediğini ifade etti. Avrupa ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerinde aşağı yönlü revizyona gittiklerini aktaran Keller, savaş öncesinde Avrupa için yüzde 1 civarında büyüme beklediklerini ancak bu tahmini yüzde 0,7-0,8 aralığına çektiklerini söyledi. Keller, Almanya büyüme tahmininin de yüzde 1,0'den yüzde 0,6'ya indirildiğini kaydetti.
'Enerji krizinde en kötüyü henüz görmedik'
Enerji piyasalarına ilişkin risklerin sürdüğünü belirten Keller, enerji krizinde en kötünün henüz görülmediğini düşündüğünü söyledi.
Yaklaşık 10 haftadır bitmiş ürün rotasının kapalı olduğunu ve bunun rezervlerin tüketilmesine yol açtığını dile getiren Keller, yalnızca petrol değil, damıtılmış ürün stoklarında da azalma yaşandığını ifade etti.
Keller, enflasyon baskısının merkez bankalarını zorlayabileceğine dikkat çekerek, ekonomide yavaşlama yaşansa bile enflasyonun tırmanması ve çıpalanmaması halinde faiz artırımlarının gündeme gelebileceğini söyledi.
Fed'e ilişkin piyasa fiyatlamalarına da değinen Keller, bu yıl için faiz indirimi beklentilerinin sıfırlandığını, Fed'in pas geçeceği ve sonraki süreçte faiz artırabileceğinin fiyatlandığını belirtti. Keller, bu beklentinin tam olarak fiyatlanmaya başlamasının finansal piyasalar açısından sarsıcı olabileceğini ifade etti.
'Türkiye gözde piyasalar arasında'
Petrol piyasasında gelecek bir yıla ilişkin net tahmin yapmanın zor olduğunu söyleyen Keller, Hürmüz Boğazı'nın açılmasının ardından OPEC'in üretimi kontrol edememesi halinde petrol bolluğu yaşanabileceğini ancak üretim kapasitesinin eski seviyelere ulaşmasının zaman alacağını dile getirdi.
Keller, yatırımcıların portföylerini tek bir noktaya yoğunlaştırmak istemediğini ve dolar varlıklarını çeşitlendirmek amacıyla gelişmekte olan piyasalara yöneldiğini söyledi.
Bu sürecin bazı gelişmekte olan piyasalar için fırsat yarattığını belirten Keller, Latin Amerika, Hindistan, Afrika ülkeleri, Orta Doğu ve Türkiye'nin yatırımcı ilgisi gören piyasalar arasında yer aldığını ifade etti.
Piyasalardaki tedirginliği takip etmek açısından tahvil faizlerini izlediğini belirten Keller, hisse senedi piyasalarının riskleri bir noktaya kadar görmezden gelebildiğini söyledi.





