Ekonomi

Altın fiyatlarında 2026'nın ikinci yarısı için senaryolar

Dünya Altın Konseyi tarafından yayımlanan '2026 Yıl Ortası Altın Görünümü' raporundan öne çıkan beklentiler

Dünya Altın Konseyi tarafından yayımlanan '2026 Yıl Ortası Altın Görünümü' raporuna göre, küresel ekonomik görünümde belirgin bir değişiklik yaşanmaması halinde, altının 2026'nın ikinci yarısında ons başına 4,100 dolar çevresinde ve yaklaşık yüzde 5'lik bir bant içinde yatay bir seyir izlemesi bekleniyor.

Konseyin bu temel senaryosu; Fed, İngiltere Merkez Bankası, Japonya Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası'nın yıl sonuna kadar faiz artıracağı varsayımına dayanıyor. Küresel ekonominin 2026'da yüzde 2,9, ABD ekonomisinin ise yüzde 2,1 büyüyeceği öngörülürken, Fed'in olası faiz artırımının ekim ayına kadar yapılması bekleniyor. ABD'de enflasyonun ikinci çeyrekte yüzde 3,9 civarında zirve yapmasının ardından sınırlı biçimde gerilemesi, küresel enflasyonun ise yıl genelinde ortalama yüzde 4,3 olması öngörülüyor.

Altın, yılın ilk yarısında oldukça hareketli bir performans sergileyerek 12 kez tüm zamanların en yüksek seviyesini yeniledi. Ocak ayında gün içinde 5,500 doların üzerine çıkarak rekor kıran değerli metal, haziran sonunda ise kısa süreliğine 4,000 doların altına geriledi. 26 Haziran itibarıyla yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 7 değer kaybetmesine rağmen altın, son 12 ayın en iyi performans gösteren varlıkları arasında kalmayı sürdürdü. Sert fiyat hareketleri sırasında gerçekleşen oynaklık yüzde 50'nin üzerine çıkarken, daha sonra yüzde 30'un altına geriledi. Ancak bu oran, yüzde 17 olan 20 yıllık ortalamanın üzerinde kalmaya devam etti.

Raporda, altın fiyatındaki hareketlerin büyük bölümünde jeopolitik riskler, yatırımcı duyarlılığındaki ani değişimler, döviz piyasaları ve kısa vadeli yatırım akımlarının etkili olduğu belirtiliyor. Altın fiyatındaki değişkenliğin yüzde 24'ü momentum, yüzde 17'si risk ve belirsizlik, yüzde 14'ü döviz hareketleri, yüzde 12'si ekonomik büyüme ve yüzde 3'ü faizlerle ilişkilendirilirken, bu faktörlerin toplam değişkenliğin yüzde 70'ini açıkladığı kaydediliyor. Gün içi işlemlerde düşüşlerin çoğunun ABD seansında, toparlanmaların ise genel olarak Asya işlem saatlerinde gerçekleştiği ifade ediliyor. Bu görünüm, Asyalı yatırımcıların ve tüketicilerin altın fiyatlarının oluşumundaki artan rolünü gösteriyor.

Gelecek dönem fiyat senaryolarına bakıldığında, ekonomik veya jeopolitik koşulların kötüleşmesi, faiz beklentilerinin aşağı yönlü değişmesi ya da uzun vadeli yatırımcıların alımlarını artırması halinde altın fiyatının 4,500 dolara veya üzerine çıkabileceği belirtiliyor. Altının kalıcı biçimde 5,000 dolara yönelmesi için ise güçlü ve açık bir küresel yavaşlama sinyalinin gerekebileceği ifade ediliyor.

Buna karşılık, ekonomik büyümenin dirençli kalması, tahvil faizlerinin yükselmesi ve piyasalarda risk iştahının güçlenmesi altını aşağı çekebilir. Raporda, böyle bir durumda yüzde 5 ile yüzde 15 arasında bir fiyat gerilemesinin mümkün olduğu, ancak mevcut seviyelerden yüzde 10'u aşan düşüşlerin uzun vadeli yatırımcıların dipten alımlarını artırabileceği kaydediliyor. Son olarak, merkez bankalarının kalıcı altın talebi ve Hindistan gibi önemli piyasalardaki politika değişikliklerinin de yılın ikinci yarısındaki fiyat görünümünü etkileyebileceği vurgulanıyor.