İSO, 'Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025' Araştırmasının sonuçlarını açıkladı

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan: 'Sanayicimiz, bütün zorluklara rağmen üretim gücünü koruyarak ülkemizin geleceğine olan inancını sürdürüyor'

'İSO İkinci 500 araştırmamızın 2025 sonuçları, yalnızca sanayi kuruluşlarımızın performansını değil, aynı zamanda Türk sanayisinin direncini, üretim azmini ve geleceğe dair potansiyelini de ortaya koymaktadır. Bu araştırma, yarının İSO 500'üne girmeye aday şirketlerimizin bugün hangi şartlar altında yoluna devam ettiğini göstermesi bakımından son derece kıymetlidir.

Geride bıraktığımız yıl; küresel talebin zayıfladığı, finansmana erişimin zorlaştığı, yüksek faiz ortamının üretim üzerinde ciddi baskılar oluşturduğu zorlu bir dönem olmuştur. Araştırmamızın sonuçları da bu gerçekliği bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır. Üretimden satışlar, üç yıllık reel gerilemenin ardından 2025'te ancak yüzde 0,2 gibi son derece sınırlı bir reel artış gösterebilmiştir.

İSO 500'de gözlenen güçlü ihracat performansının aksine, İSO İkinci 500'ün ihracatında yaşanan yüzde 0,3'lük gerileme toplam satışları sınırlandırırken, küresel talepteki zayıflığın ve sıkı finansman koşullarının sanayi üzerindeki etkilerinin devam ettiğini göstermektedir.
Araştırmamızın ortaya koyduğu bir diğer önemli gerçek ise İSO 500'de de gördüğümüz gibi; bugün sanayicimizin en ağır yükünün finansman maliyetleri olduğudur. Finansman giderlerinin faaliyet kârına oranının yüzde 87'ye yükselmesi, sanayicimizin kazandığının önemli bir bölümünü finansman maliyetlerine ayırmak zorunda kaldığını göstermektedir. Bu tablo, tıpkı İSO 500 sonuçlarında olduğu gibi, içinde bulunduğumuz dönemin ekonomik yükünü bir kez daha sanayi sektörümüzün omuzladığını açık biçimde ortaya koymaktadır.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen, sanayi kuruluşlarımız üretim çarklarını durdurmamış, yatırım arzusunu korumuş ve Türkiye ekonomisinin omurgası olmayı sürdürmüştür. Bu kararlılık, Türk sanayisinin en önemli gücüdür. Finansman baskıları, daralan dış talep ve artan maliyetler karşısında mücadeleyi yılmadan sürdüren kuruluşlarımız, yalnızca ekonomik bir başarıya değil, aynı zamanda ülkemiz adına güçlü bir sorumluluğa da imza atmaktadır. Çünkü sanayici yalnızca mal üretmez; istihdam üretir, ihracat gerçekleştirir, teknoloji geliştirir ve ülkesinin geleceğine güven kazandırır.

Elbette bugün üretim kapasitesini korumak tek başına yeterli değildir. Sanayimizin verimlilik, yüksek katma değer, teknoloji üretimi ve küresel rekabet gücü açısından daha güçlü bir yapıya kavuşabilmesi için dönüşüm yatırımlarının ve uygun finansman imkanlarının desteklenmesi stratejik önem taşımaktadır.

Açıkladığımız bütün bu sonuçlar çerçevesinde; her zamankinden daha güçlü şekilde ifade ediyoruz ki; Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesi, enflasyonla kalıcı mücadelesi, rekabet gücünü artırması ve toplumsal refahını yükseltmesi ancak güçlü bir sanayi yapısıyla mümkündür. Sanayinin yükünü artıran değil; üretimi, yatırımı, ihracatı, verimliliği ve teknolojik dönüşümü destekleyen politikalar, ülkemizin geleceği açısından stratejik bir zorunluluktur.

Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ekonomi yönetiminin sanayimizin finansman ihtiyacını öncelikli gündem başlıkları arasına almasını ve güçlü bir finansman teşvik paketini açıklamasını bu bağlamda son derece önemli ve değerli buluyoruz. Bu yaklaşımın, Türkiye'nin üretim gücüne ve sanayinin stratejik rolüne verilen önemin güçlü bir göstergesi olduğuna inanıyoruz. Rekabet gücümüzü ve üretim kapasitemizi destekleyecek bu yöndeki adımların sürmesini temenni ediyor, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ekonomi yönetimimize sanayimizin sesine verdikleri destek için bir kez daha teşekkür ediyoruz.
Çünkü her zaman ifade ettiğimiz gibi; Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır. Çünkü sanayiye sahip çıkmak; üretime, istihdama, ihracata, teknolojiye ve gençlerimizin geleceğine sahip çıkmaktır.

İSO İkinci 500 sonuçları, bütün zorluklara rağmen üretmeye devam eden sanayicimizin ülkemize olan inancını ortaya koymaktadır. Bu inancı güçlendirmek, sanayicimizin nefes almasını sağlayacak koşulları oluşturmak ve üretim ekonomisini desteklemek ise artık hepimizin ortak sorumluluğudur.'

Kaynak: Haber Merkezi